Çekilmek
Çekilmek
AHMET TALİB ÇELEN
“Hayatta en zor şey, gâyesiz insanlarla birlikte yaşamak mecbûriyetinde kalmaktır.” der Cenap Şahâbettin.
Etrâfınızdaki insanların dünyevî veyâ uhrevî hiçbir gâyesinin olmadığını düşününüz. Bir bitkiden farksız… Ne kadar ürpertici! Hattâ bitkinin bile gelişip serpilmek, çiçek açıp meyve vermek gibi bir gâye ile yaşadığını düşünebiliriz. Gâyesiz insan bir bitki kadar bile hayat belirtisi göstermiyor. Kâinâtın bir gâye etrâfında döndüğünü düşündüğümüzde gâyesiz insana şaşırmamak elde değil. İnsan, kendi varlığı üzerinde tefekkür kabiliyetiyle yaratılmış olduğuna göre nereden gelip nereye gittiğini, niçin gelip niçin gittiğini düşünebilmeli. İnsan olmanın asgarî şartı bu olsa gerektir. Kendi varlığı üzerinde düşünmeyen insanı insan saymak imkânı yoktur. Kendi varlığı üzerinde düşünen insanın sonunda bulacağı varlık da Allah’tır. “Kendini bilen Rabb’ini bilir.”
Yusuf Hemedânî de “Rütbetü’l-Hayat” kitabında (İnsan Nedir? ismiyle İnsan Yayınları tarafından Türkçeye çevrilip yayınlandı. A.T.Ç.) “Canlı, tesellî olan varlıktır.” der. Varlıklar tesellî oldukları şeye göre derecelenirler. Nebat; toprak, su ve güneşle tesellî oluyor; hareket edemiyor. Hayvan, çeşitli yiyeceklerle tesellî oluyor, çiftleşerek ürüyor ve hareket ediyor; böylece bitkiden daha üstün bir varlık oluyor. İnsan bir yönüyle hayvanla ortaktır ama ona bunlar yetmiyor ve Allah’a îman edebiliyor, Allah’ın emir ve yasakları istikâmetinde bazı şeyleri yapmaya, bazı şeyleri de yapmamaya gayret edebiliyor; kendine sınır koyabiliyor. Yâni insanı insan yapan maddî tesellîlerle yetinmemesi, Allah’a îman ve kulluk ile tesellî bulmasıdır. Bu durumda........
