menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bıçaktaki öğretmen kanı

36 0
09.03.2026

Bıçaktaki öğretmen kanı

“İstanbul’da lise öğrencisi tarafından bıçaklı saldırıya uğrayan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik hayatını kaybetti.”

İşte 44 yıllık bir hayâtın bitişi bu kadarcık bir cümleye sığıveriyor. Allah rahmet eylesin. 

Ben de 34 yıl çalıştıktan sonra emekli olmuş bir öğretmenim. Neler gördük geçirdik… Mesleğimi bir ekmek teknesinden çok ideallerimi yaşayıp yaşatabileceğim bir imkân olarak gören bir öğretmen olarak geri dönüp baktığımda beni bu güzel meslekten soğutan en mühim unsurlardan birisinin “okumak istemeyen talebe” olduğunu söyleyebilirim. Günümüz şartlarında böyle bir talebenin karşısında çâresizdir öğretmen. Hele idealist bir öğretmenseniz işiniz daha da zordur. Dövemezsin, sövemezsin, kovamazsın… Hattâ kaşını bile çatamaz, yüzünü bile ekşitemezsin. Kaş çattığı için, bir miktar öfkesini belli ettiği için velî tarafından uyarılan, şikâyet edilen arkadaşımızı biliyorum. Bu kadarcık bir şeyden dolayı çocuğun psikolojisi bozulmuş… Sanki öğretmen insan değildir, onun da dertleri, sıkıntıları, öfkeleri olamaz. Öğretmen elbette sabırlı olmalıdır; sabır mesleğidir öğretmenlik. Ama ondan sâdece gülen ve onaylayan bir robot olmasını beklemek haksızlıktır. Üstelik hep gülmek ve onaylamak pedagojik bakımdan mutlak olarak müspet değildir. Çocuğun sağlıklı yetişmesi için yanlışlarının da söylenmesi ve bir şekilde kendisine gösterilmesi şarttır. Velhasıl bir orta noktada buluşamıyoruz. Hepimiz, herkes uçlarda dolaşıyor. Bu şekilde elimizde ürkütücü denebilecek miktarda psikolojisi bozuk bir kitle kalıyor. Bunun üzerinde fevkalâde bir ciddiyetle durmak şarttır. Değilse işler daha kötüye gidiyor. 

En başta, okumak istemeyen talebeleri de sınıflarda tutmak zorunda bırakan on iki yıl mecbûrî eğitim........

© Yeni Akit