menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sporun içinde Filistin ve Doğu Türkistan da olmalı (2)… Mustafa Karahasanoğlu Camii ve …

25 0
04.10.2026

Siyonist anlayışının İslam coğrafyasındaki temsilcisi İsrail’in akıttığı Müslüman kanı, masum ve mazlum insanlara gerçekleştirdiği işkenceyi gördükten sonra (ki şuan buna şahit oluyoruz), ‘Sözün bittiği yer’ kelimesinin ne manaya gediğini daha iyi anlıyor insan. Her vicdan sahibi ‘insanın’, İsrail’in bu vahşetine eliyle, diliyle, gücü yetmediği yerde kalbiyle karşı gelmesi gereken bir süreç. Bu karşı koyuşun, nizam ve şekliyle neresindeyiz? Tam bir imtihan, tam bir sınav! Dünya’ya geliş gayemiz ve yapmamız gereken görev sorumluluklar kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, önderimiz Peygamber Efendimizin örnek hayatında mevcut. Bu bilinç bize, mazlum ve mağdurun yanında, zalimin karşısında olmak gibi bir görev ve sorumluluk yüklüyor. Bu bilinci her daim ayakta-canlı tutmak, sadakatimizi her ortam ve şartlarda haykırmamız gibi bir vazife var. İşte, bunun en can alıcı örneği Filistin ve Doğu Türkistan’da Müslümanlara yaşatılan mezalim…

Hak din ve imandan yoksun, siyonist ve haçlı zihniyetin üstesinde gelinmesi gereken bir sürecin içindeyiz. Doğru ya, karşı koyuşu nasıl gerçekleştireceğiz? Hiçbir şey yapamıyorsak, sesimizi yükselterek. Yaşanmışlık örneklerinden yola çıkarak. Bir önceki yazımıza konu olan ‘Filistin Günü’ etkinliği. Etkinlik kapsamında Konyaspor ile Filistin takımları futbol müsabakasında birliktelik oluşturdular. Tek bir amaçları vardı, Filistinli kardeşlerinin yalnız olmadığı, bölgedeki kanın bir an önce durdurulması gerçeğini tüm dünyaya haykırmak. Bunu da atılan sloganlar, açılan pankartlar, söylenen ezgilerle gerçekleştirdiler. Konya’da bu anlamlı organizasyon sürdürüldüğü zaman diliminde, Filistin’de zulüm, işkence ve ölüm devam ediyordu. Kısa süreli bir değişim olmadı belki ama, ‘Karınca ve Hz. İbrahim’ kısasında verilmek istenen, bizlerin de alması gereken, gerçeklerin saklı kalmaması. ‘Safın’ ve ‘niyetin’ belli olması adına önem taşımakta…

MİLLİ TAKIM İSRAİL’İ BOYKOTTA NİYE YOK!..

Spor camiasının içinde yer aldığı durum-tabloyu ibretle izliyoruz. Kamuoyunun gözü önünde, çocuk ve gençlere rol model olarak şahıs ve bunların uygulamalarından sorumlu kurumların uygulamaları önem taşıyor. Önceki gün Konya’da gerçekleşen örnek dayanışmanın bir benzerini, ülkenin dört bir yanında gerçekleştirebilirsek, bu yolda ‘mağlup’ değil, galibiyet adına çaba sarf etmiş oluruz. Bakın, A Mili Futbol Takımız bir hafta içinde üç maç oynadı. Oynadığı takımlar içinde İtalya ve Fransa. Yardım konusunda her fırsatta Filistin’de katliam yaşatan İsrail’in yanında. Futbolun önde gelen isimleri olmaları da hesaba katarak, üstelik bu maçlar ülkemizde oynanması fırsatıyla, maç bahanesiyle ‘Filistin’e destek, İsrail’e karşı koyuş’ şeklinde bir toplu harekete geçirebilirdi, elbette. Nasıl yapılacağının en canlı örneği Konya’da yaşandı. Ayağımıza kadar gelen bu fırsatı maalesef değerlendirme ne cesaret ne de yürekliliğini gösterebildik. Bırakın topu-mermiyi-uçağı-iha-siha’yı, düşmanlara karşı sesimizi bile çıkaramıyoruz. Tribünden slogan atmak, saha kenarına pankart açmak gibi ‘ucuz’ hareketlerden bile çekinir olduk. Ondan sonra diyoruz ‘Söyleyin bize neler oldu!’ Evet, ne olduysa parça parça-küçük küçük oldu. Dahası, ‘İnandığımız gibi yaşamadığımız için, yaşadığımız gibi inanmaya başladık’, maalesef…

İRLANDA VE AVUSTURYA’DAN İSRAİL’E TEPKİ  

Başımızı kaldırıp etrafımıza........

© Yeni Akit