|
Nuriye SağdıçYeni Asya |
Kalem kaimdir bidâyeten ezelden. Gün yüzüne el’ân çıkar bizim için adem sandığımız. Tortular arınır, kasvetli bulutları çözünür...
Bir sarı yaprakla başlar sonbahar. Yorulup bitap düşmüş ceset misali gibiyken, tecrübe ağırbaşlı bir libas olup geçirilmiş sırtına....
Derinlerden yükselen çığlıkların duyulması imkânsızmış gibi ıraklarda inleyip duruşu. Sızlanmaların, ah-ü fîzarın, feryatların...
Terazinin iki kefesi misali. İnişler ve yokuşlar birbirine bürünür, biri birinin içinden infialsiz. Zirveyi temaşa ederken birisi, diğeri...
Hikmetini çözemediğimiz esrarın, sebeplerin yolculuğuna düşüp neticelerinin ancak yorumlayabildiğimiz kısmı; ıztırar hâlinde cebelleşen...
Zihin aynalarında yansıyanlar kalbimizi ürpertmeye meyyal. Soğuk bir günde tedariksiz, ayaza tutulmuş gibi titreyen yüreğimiz....