|
Burak KarataşMedyascope |
Burak Karataş bu yazısında, İslam uygarlığının teknoloji devrimi karşısında yaya kaldığını söylüyor, İslam'da reformasyonun olmayacağını vurguluyor.
Burak Karataş, Cumhuriyet gazetesi tarihine ve Yunus Nadi’ye dair eleştirel bir bakış sunuyor; geçmişten bugüne değişimleri ele alıyor.
Mustafa Kâmil Zorti üzerinden kurulan bu satirik yazı, Türkiye’de siyaset, medya ve toplumsal yapıyı mizah ve ironiyle ele alıyor.
Türkiye ve dünyada sol anlayışın tarihsel çöküşünü, 21. yüzyıl solu eksikliğini, işçi sınıfı ve sendikal düzenin zayıflığını tartışan yazı.
Körfez Savaşı’ndan bugüne Türkiye’nin Ortadoğu politikası, Özal–Torumtay gerilimi ve savaş kararlarının uzun vadeli etkileri tartışılıyor.
Yazarlığın yalnızlığı, toplumla ilişkisi ve yazma tutkusunu anlatan edebi bir deneme; bir yazı adamının dünyasına dair düşünceler.
Bir zamanlar bu soru çok popülerdi: “Quo vadis?”… Devir, Adnan Menderes devri, ellili yıllar… Sonraları İsmet İnönü’nün damadı...
Burak Karataş bu yazısında eğitimin öneminden bahsediyor. Yazar aynı zamanda siyasi olayları tarihler örneklerle yorumluyor.
“Dost ve müttefik ülkenin duygularını paylaşmak...” ayağından 4 Temmuz Independence Day kutlamak niçin aklınıza gelmedi?
Spandau’da ölen Rudolf Hess’in Nazi geçmişi, İskoçya uçuşu, Nürnberg mahkûmiyeti ve dublör iddiaları üzerine tarihsel bir analiz.
Efendiler! Bir şubat gecesi Kadıköyü’ne vasıl oldum. Vaziyet ve manzara-i umumiyeyi tetkik etmedim, film izlemeye gittim. Başrollerinde...
Gerçekle mücadele etmeyi pek sever, hakikatle kavga etmeye bayılır, olgularla dövüşmeyi büyük bir kıvançla karşılarız. İstemediğimiz...
Böyle bir film vardı… Senaryosunu bizim Kaptan’ın (Attilâ İlhan) yazdığını biliyordum ama “rejisörünün” Ertem Göreç olduğunu...
Aradan tam seksen bir sene geçmiş, inanabiliyor musunuz? Henüz geçmedi, sene-i devriyesi 27 Ocak’ta geliyor… Kızıl Ordu’nun Auschwitz’i...
Yazar milleti dediğin bunca sorun dururken tutar da kimsenin ilgilenmediği işlerle mi uğraşır? Evet, bildiğimiz kadarıyla öyle yapar....
“Oğlum, bir gün olsun camiye gitmişliğin yoktur, şimdi nereden çıktı bu iş?” Yok, valide hanım böyle seslenmedi tabii. Ondan habersiz...