menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türkiye’de Yoksulluk. Ekonomik Bir Hata mı, Bilinçli Bir Emek Rejimi mi?

30 0
21.03.2026

Türkiye’de Yoksulluk. Ekonomik Bir Hata mı, Bilinçli Bir Emek Rejimi mi?

Türkiye'de Yoksulluk. Ekonomik Bir Hata mı, Bilinçli Bir Emek Rejimi mi?

Yoksulluk ve Büyüme Arasındaki Çelişki

Türkiye’de yoksulluk, çoğu zaman ekonomik krizlerin kaçınılmaz sonucu olarak anlatılır: enflasyon yükselir, ücretler erir, işsizlik artar ve milyonlarca insanın alım gücü hızla düşer. Bu tablo genellikle kötü ekonomi yönetimi veya küresel dalgalanmalarla açıklansa da, sorunun daha derin ve yapısal boyutu görünmez kalır. Asıl soru şudur: Türkiye’de yaygın yoksulluk gerçekten bir hata mı, yoksa ekonomik düzenin bilinçli olarak ürettiği bir sonuç mu?

Son yıllarda açıklanan büyüme verileri ile emekçilerin gündelik yaşamı arasındaki uçurum, yanıtı net biçimde ortaya koymaktadır. Türkiye ekonomisi büyümeye devam ederken, emekli ikramiyelerine “kaynak yok” denilmesi veya ücret artışlarının enflasyonun altında kalması bir çelişki değil, düzenin işleyiş biçimidir. Büyümenin toplumsal refah yaratmadığı; üretilen zenginliğin emekten sermayeye doğru aktığı açıktır. Burada görülen yalnızca kısa dönemli bir kriz değil, kapitalist birikim rejiminin ve Türkiye’deki emek rejiminin yapısal sonucudur. Büyüme rakamları ve emekçi yaşamı arasındaki fark, birikim sürecinin kimin lehine işlediğini net biçimde gösterir: sermaye sınıfı güçlenirken, emekçi sınıfı sürekli yoksullaştırılmaktadır.

Emek, Ücret ve Rekabetçi Ekonomi

Türkiye ekonomisinin temel göstergeleri, net bir tablo sunar. Ücretler enflasyon karşısında sistematik olarak eritilmekte ve çalışma koşulları bilinçli biçimde güvencesizleştirilmektedir. Asgari ücret, fiilen ülkenin genel ücret standardına dönüşmüş, çalışanların büyük çoğunluğu bu seviyeye mahkûm edilmiştir. Ücretler yukarı doğru değil, aşağı doğru eşitlenmekte; yoksulluk geniş toplum kesimleri için ortak kader hâline gelmektedir.

İhracata dayalı büyüme söylemi ve “rekabetçi ekonomi” vurgusu ekonominin........

© Yarın Haber