menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kapitalist tersyüz etme planı: Venezuela petrol anlaşması, kronizm

43 0
07.09.2026

Mustafa Özgür Sancar yazdı…

Kapitalist ideologların kendilerini çok akıllı varsayarak yaptıkları kavramsallaştırmalar hayatın sert pratiğinde geçersiz kalmaya mahkûm. Örneğin kapitalizme piyasa ekonomisi diyerek dâhiyane bir toplumsal kâbul oluşturduklarını düşünüyorlar. Yoksulluğu perdelemek için yoksun, yoksun kalmış diyorlar. Aynı şekilde emperyalizme ”küreselleşme” diyorlar; böylece infial yaratan bir kavramdan, progresive akımları (ilerlemeci) bile tatmin eden bir evrene ulaşıldığı masalını anlatıyorlar. Oysa küreselleşme ABD’nin insansız hava araçları, füzelerle İran’a haksız hukuksuz saldırdığı, Sudan’da sivil hastaneleri bombaladığı, İsrail’in Filistinlileri kitlesel olarak katlettiği gerçeğinin tâ kendisi…

Bu nedenle emperyalizmin kurbanlarını ”gelişmekte olan ülkeler” biçiminde kategorize ediyorlar.

Bu, cüceye çocuk demek gibi bir şey… Aynı şekilde oportünizm pragmatizm oldu; ihanetin adı ise realizm…

VENEZUELA PETROL ANLAŞMASI… TERSYÜZ ETMENİN RAFİNE ÖRNEĞİ

Venezuela geçici devlet başkanı Delcy Rodríguez’in ABD ile imzaladığı petrol anlaşması bu türden tersyüz etmelerin rafine örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Başta devlet televizyonu VTV ve iktidardaki sosyalist parti PSUV ve takipçileri anlaşmayı “emperyalist ablukayı yarmaya yönelik dâhiyane bir diplomatik ve ekonomik hamle” olarak sunuyorlar.

İktidar partisi, anlaşmaya tam destek verdiğini açıklayarak, bu adımın on yılı aşkın süredir devam eden ağır ABD yaptırımlarını aşmanın tek yolu olduğunu savunuyor, anlaşmanın ülkeye 100 milyar doların üzerinde yatırım ve 209 milyar dolar vergi geliri getireceğini, bu paranın çöken altyapıyı (özellikle elektrik şebekesini) onarmak ve işçi maaşlarını artırmak için kullanılacağını öne sürüyor.

KAMU YARARI… SIFIR DERİNLİKLİ ARGÜMANTASYON, RASYONALİZE ETME GİRİŞİMİ

Trump’la yaptıkları anlaşmayı tersyüz bir okuma ile ”Kamu yararı için kapitalist sermayeyi kullanma zorunluluğu” olarak açıklıyorlar. Burada başarısız bir rasyonalize etme çabası ve sıfır derinlikli bir sol-popülist argümantasyon ortaya çıkıyor; rıza ve meşruiyet arayışında olduklarını görüyoruz.

Parasal değerler üzerinden yapılan rasyonalizasyon, Venezuela’nın Kuzey Amerika saldırganlığı ve hegemonyasını dengelemek için on yıllardır kurduğu Chavist dış politikanın tasfiyesi anlamına geliyor. Yâni Kuzey Amerika sermayesini kullanma zorunluluğu manipülasyon… gerçek olan ise Hugo Chavez ile başlayıp, eleştiriye açık yönleri olmakla birlikte, toplamda doğru yürütülen Bolivarcı çizgi…

Venezuela özelinde, Chavist olarak tanımlanan 21. yüzyıl Bolivarcı sosyalizmi, petrol satışının yüzde 80’ini Çin’e yaparak, kapitalizmi aşmak, Kuzey Amerika saldırganlığını bertaraf etmek yolunda doğru uluslararası siyasete zaten sahipti. Bir CIA-Deltaforce operasyonuyla kaçırılan Maduro’nun yerine........

© Veryansın TV