menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail’in Türkiye savaş senaryoları!

13 0
25.03.2026

Direkt konuya girelim.

Güvendiğim güvenlik kaynaklarından edindiğim bilgilere göre, İsrail olası bir Türkiye savaşına hazırlık için senaryolar üretiyor.

Savaş için zaman var. Ama hazırlıklarını ve planlamalarını yapmaya başlamış bile.

Çok değil, bir iki hafta öncesine kadar İsrail Türkiye ile savaş senaryoları denedi.

Biliyorsunuz, devletler sürekli bir savaş senaryosu yazarlar ve bunu oynarlar. Kim ne kazandı, kim ne kaybetti, hangi devletler zarar gördü, nereler bombalandı, …vb.

İşte İsrail de Türkiye ile ilgili 7 savaş senaryosu oynamış.

Çok büyük ayrıntılar öğrenemesem de temel senaryoları burada size anlatmak lazım.

İsrail, toplam 7 savaş senaryosu hazırlamış. Bunun ikisi hava, ikisi denizde, üçü de karada olmak üzere toplam 7 farklı savaş oyunu.

İsrail’in denizde yaptıkları ilk savaş senaryosuna göre, İsrail donanması ve Türk donanması Kıbrıs’ın güneydoğusunda, yani Lübnan deniz sınırı açıklarında savaşa giriyorlar.

Simülasyon şeklinde yapılan senaryoda bu bölgenin seçilmiş olmasının nedeni donanma ve hava üstünlüğünü sağlayabileceklerini düşündükleri bir bölge olmasından…

Ayrıca Kıbrıs’taki İngiliz üssüne yakınlığı nedeniyle, buradan gelebilecek istihbaratın kendilerine fayda sağlayacağının düşünülmesi.

Savaş simülasyonunda İsrail havadan üstün çıkmış olsa da tüm donanmasını kaybediyor. Türk donanması da kayıplar veriyor ama istenilen düzeyde değil.

İsrail bu savaşta donanmasını kaybetmekle kalmadı, havada da gücünü zayıflattı.

Türkiye ise donanmada kayıplar verse de savaşı kazandı.

Bu savaş oyununun sahası ise Rodos ve Girit adaları arasında bulunan bölge. Yani Ege Denizi’ni Akdeniz’e bağlayan hat.

Buradaki amaç ise Yunanistan’ın da desteğini sağlamak… Hatta Yunanistan ile ortak bir savaşın içine girmek.

Senaryoya göre denizde daha çok Yunan donanması kullanılırken, İsrail daha çok havadan saldırı yapıyor.

Savaş başlıyor. Türk ve Yunan donanması bu bölgede hem deniz hem de hava savaşına başlıyor. İsrail donanması ise Türk donanmasının arkasından gelerek Yunan donanmasına destek veriyor. İsrail savaş uçakları ise o sıra kalkış yapıyor.

İlk İsrail filosu Türkiye’nin savaş bölgesine gönderdiği uçak üslerini vurmak için havalanıyor. Konya, İzmir ve Muğla pistleri hedef alınıyor.

İkinci İsrail uçak filosu ise Yunan savaş uçaklarına destek verip savaş alanında bulunan Türk donanmasını hedef alıyor. Ayrıca bölgeye gönderilen Türk savaş uçaklarına engelleme yapmaya çalışıyor.

Saldırı sonrası Türkiye biraz geri çekilirken, İsrail denizaltıları devreye giriyor ve Türk donanmasına saldırıp kayıp verdiriyor.

Ancak bu senaryoda da Türkiye galip geliyor.

Sonuçta İsrail’in su üstü filosu yok oluyor, denizaltı filoları kurtuluyor. Hava kayıpları ise daha düşük.

Ancak Türk donanması ve Türk hava kuvvetleri de büyük kayıp veriyor.

Karadaki ilk savaş senaryosunda İsrail savunma pozisyonunda. Türk Silahlı Kuvvetleri İsrail’e önce Suriye’den oradan da Golan tepeleri bölgesinden İsrail’in başkentine saldırıyor.

Yapılan savaş oyununda TSK’nın direkt saldırı karşısında İsrail ordusu hiçbir şekilde direnemiyor ve İsrail ordusu yok oluyor. İsrail savaşı kaybediyor.

İkinci senaryoda ise saha Suriye’nin Halep kenti civarı. Oyuna göre, İsrail vaadedilmiş toprakların bir kısmına hükmediyor. Bunlardan birisi de Halep bölgesi. Bu bölgede TSK ile İsrail ordusu açık bir savaşa tutuşuyorlar. İsrail’in ordu gücünün yetersiz kalacağı düşünülerek çeşitli ülkelerden paralı asker desteği alıyorlar. Fakat sonuç değişmiyor: TSK yine ezici bir şekilde zafer kazanıyor.

Karada üçüncü savaş senaryosunun sahası ise Kıbrıs adası. Gazi Mağusa’ya yakın bir bölgede patlak veriyor savaş. Rum yönetimi ve Yunanistan’a ait birlikler ile TSK kara savaşına tutuşuyor. İsrail ise Rum ve Yunan güçlerine hava desteği veriyor. Amaç TSK’ya özel kuvvetler desteğiyle de bir kuşatma harekatı yapmak.

Oyun oynanıyor ve sonuç yine İsrail ve müttefiklerinin bozguna uğramasıyla sonuçlanıyor.

Bu savaşın alanı ise Kıbrıs ve Doğu Akdeniz’in güneyinde bir bölge. Bu senaryoda zaferi kazanan taraf bu kez İsrail. Türk hava kuvvetleri büyük bir güç kaybı yaşıyor. Aynı zamanda İsrail uçakları tarafından vurulan Diyarbakır, Muğla, İzmir ve Konya’daki üslerimiz de büyük hasar alıyor. Türk hava kuvvetleri büyük zayiat verse de ordumuz yok olmuyor. İsrail ordusu da kayıplar alsa da hava üstünlüğü sayesinde İsrail kazançlı çıkıyor.

İsrail’in oynadığı havada ikinci savaş senaryosunu ise daha farklı. Buna göre İsrail savaş uçakları, Türk hava sahasına girip stratejik bölgelere ani ve beklenmedik bir baskın yapıyor. Kısmen başarı sağlıyor. İsrail az bir farkla Türk hava gücünden daha az zayiat veriyor.

*** Evet, İsrail Genelkurmay’ında oynanan savaş oyunları bunlardan ibaret. En azından benim öğrenebildiğim. Bu senaryolar devletimizin üst düzey birimlerine de rapor halinde aktarılmış.

Aktarılan raporda İsrail’in senaryolardan çıkardığı sonuç da yer alıyormuş.

İsrail (kabataslak) şu değerlendirmeleri yapmış:

Denizde kazanmamız için ikincil bir kuvvetin desteği olmalı.

Asla Türk Deniz Kuvvetleri ile karşı karşıya kalmamalıyız. Aksi takdirde Deniz Kuvvetlerimiz yok olur. Bu da bölgede İsrail’e yapılan baskıları artırır. Ayrıca denizden yapılan ikmal de kesilir. Bu savaşı uzatır, bu da bizi zayıflatır.

Yunan Deniz Kuvvetleri Türk donanmasına karşı dengeleyici bir unsur değil. İsrail için daha efektif bir kuvvet gerekiyor.

Havada üstünlüğümüz kesin. Ancak yeteri kadar baskılama yapamıyoruz.

TSK’nın pilotları oldukça eğitimli ve hava kuvvetleri filosunun yok edilmesi neredeyse imkansız.

Türk Hava Kuvvetlerinin güçlenmesi kesinlikle engellenmeli. Bunun için gerek yerli uçakları geliştirmesi, gerekse F-35 / EuroFighter vb. gibi savaş uçakları almaları engellenmeli. Bu konuda uluslararası baskı artırılmalı. Yeni uçak alımları gözden geçirilmeli. Yakıt ikmal uçaklarının olmaması ve dışa bağımlılık avantajımıza.

Karada TSK ile mücadeleye girişmekten kaçınılmalı. Başka bir yöntem geliştirilmeli.

TSK motorize ve komando birlikleri açısından son derece başarılı bir ordu.

Zırhlı ve mekanize birlik yenilemeleri ile önümüze geçebilirler.

*** Evet, İsrail’in çıkarımları bunlar.

Ama gelelim en önemli yere.

İsrail’in Türkiye ile olası bir savaş durumunda bir önerisi daha var yöneticilerine…

O da “Türklerle olası bir karşı karşıya gelme durumunda yerel güçlerin hazırlanması sağlanmalı ve ikinci tekil ükleler ile ikili anlaşmalar üzerinden kara gücü tekrar koordine edilmeli”.

Yani kısaca, savaştan önce “yerel güçlerin” yani PKK-IŞİD benzeri yapıların hazırlanması isteniyor.

Öyle ya da böyle… İsrail artık durdurulamayacak bir noktada. Olası her türlü savaşın hazırlığı içinde… Türkiye ise içeride birliğini sağlayabilmiş değil.

Yapılması gerekenleri en iyi devletimizin ilgili birimlerindeki konuya hakim insanlar bilir. Ama bizim söyleyeceğimiz bir cümle var:

Bu ülke Türk milletinindir ve bu millet senaryo falan dinlemez!

… ve bu millet hiçbir millete benzemez.

Yeter ki iç cepheyi güçlendirelim.

ABD’den ve emperyalizmin her bir kuklasından uzak duralım.

O bahsedilen “yerel güçlerin” de küçükken başını ezelim.


© Veryansın TV