menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhanetten geriye kalan

45 109
19.02.2026

“Hakikat hiçbir zaman kocamaz.” derler.

Meclis komisyonun raporu, sürecin başından bu yana söylediklerimizi özetler nitelikte.

“Türkiye hamiliğinde Kürdistan” projesi ve “özerklik, Kürtlere statü, Öcalan’a umut hakkı” talepleri raporun satırlarında gizli.

Komisyonun teröristbaşının talepleri doğrultusunda kurulduğu gerçeği artık izahtan vareste.

AKP-ÖCALAN MUTABAKATI

Açılımın ilk yıllarında 9 Mayıs 2013 tarihinde Resmi Gazete kararıyla kurulan komisyonla ilgili DEM Parti’nin raporundaki tespit kritik önemdeydi;

“Komisyon hükümet ile Abdullah Öcalan arasında yapılan mutabakat sonucu kuruldu.”

Söz konusu “mutabakat”, açılımın 2024 yılında yeniden başlaması sonrasında da sağlandı.

Öcalan’ın komisyon kurulmadan aylar önce, 30 Mayıs’ta İmralı heyeti ile yaptığı görüşmede söyledikleri dikkat çekiciydi. Bölücü elebaşı komisyon üyelerini tehdit etmiş, heyetin “Komisyon gelecek mi? Gelmezse ne olacak” sorusuna “Gelmek zorundalar. Gelmezlerse hepiniz ayağınızı ona göre denk atarsınız. Savaş riski artar gelmezlerse. Beklenen cehennem bu” yanıtını vermişti.

Öcalan yine 30 Mayıs tarihli görüşmede “Altı aydır komisyon toplanmıyor. Bahçeli’ye yazmak lazım. Yazacağım ben. Bunlar acayip işler çeviriyorlar. Buraya kadar getirdim, diyeceğim.” diyordu.

Bölücü elebaşının tehditleri ve baskıları işe yaramış, komisyon 5 Ağustos’ta kurulmuştu.

Komisyonun kritik adımı, Meclis’i ihanete ortak edip, komisyon üyelerini Öcalan’ın ayağına götürmek oldu. Yerli ve milli devlet aklı Öcalan’ın “savaş” tehditlerine boyun eğdi, kamuoyunu “PYD” yalanlarıyla aldatarak, binlerce şehidimizin katiline meşruiyet verdi! Bahçeli bu süreçte özel bir görev üstlendi. Öcalan’ın silah bırakma çağrısının PYD’yi de kapsadığını, Meclis heyetinin bunu İmralı’da doğrudan Öcalan’ın ağzından duyabileceğini iddia etti. MHP baskısı sonrası yapılan görüşmeyle ilgili TBMM’nin yayımladığı 16 sayfalık tutanak gerçeği gözler önüne serdi. İmralı; PYD’nin polis gücü olmasını istemişti, terör örgütüne silah bırakma çağrısı yapmamıştı!

‘UMUT HAKKI’ PAZARLIĞI

Komisyona biçilen bir diğer görev Apo’ya umut hakkıydı.

Pazarlık aslında kamuoyunun gözünün önünde başladı. Bahçeli, açılıma start verdiği 22 Ekim 2024 tarihli açıklamasında, Öcalan’ın umut hakkında faydalanması karşılığında PKK’ya silah bırakma çağrısı yapmasını istiyordu.

Bahçeli’nin çağrısı sonrası pazarlık masası İmralı’da kuruldu.

Ancak süreç sessiz yürütüldü.

Devlet yetkilisi “silah bırakma” sürecinin planlandığı 30 Mayıs görüşmesinde şöyle diyordu;

“Basın önünde süreci hızlandırmak için yansıtırız. Sonra karartma yaparız ve sessizce süreç yürür.”

Yetkili aynı görüşmede umut hakkı için hükümetin hazırlıklar yaptığını ifade ediyordu;

“İbrahim Bey söyledi diye ben de belirteyim. Yasal düzenlemeler, kanuni düzenlemeler, umut hakkı konusunda hazırlıklar var.” (30 Mayıs 2024)

İbrahim Bey kim ola ki?(!)

“Hazırlıklar”, “umut hakkı” ifadesi olmasa da dolaylı bir göndermeyle Meclis komisyonu raporuna yansıdı;

“Koşullu salıverme hükümleri dahil infaz sürelerine ilişkin gözden geçirme yapılsın ve infaz adaleti sağlansın.”  Yani infaz kanununda koşulu salıverme hükümlerinden terör suçlularının da yararlanması söz konusu. Öcalan’la birlikte PKK hükümlülerinin de çıkarılmasını sağlayacak bir “hazırlık” var!

Öcalan’ı serbest bırakma planı, sadece infaz kanunu üzerinden yapılmıyor. Rapora eklenen “hasta ve yaşlı tutuklular” ifadesi masum değil;

“Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.”

Konuyu, Erdem Atay’la birlikte kaleme aldığımız “T.C. Bize Devlet Kursun” kitabında “Umut Hakkına Takla: Sağlık Sorunu Gerekçesiyle İnfaz Erteleme” başlığında detaylı bir şekilde işlemiştik.

MHP’nin Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, 7 Ocak’ta “Hapis cezasının infazı, mahkûmun hayatı için kesin bir tehlike teşkil ediyorsa, iyileşinceye kadar infazın geri bırakılması tartışma konusu olmamalıdır. “ demiş, Yıldız’ın sözleri, kamuoyunda “MHP, umut hakkına ve affa gerek kalmadan Öcalan’ı İmralı’dan çıkarmanın formülünü arıyor” şeklinde yorumlanmıştı. Anlaşılan Öcalan’ın PKK’nın talep ettiği gibi “serbest çalışma koşullarına”........

© Veryansın TV