menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

BOZULAN GENÇLİK Mİ, TERK EDİLEN EMANET Mİ?

8 0
16.01.2026

Değerli okuyucularım, hepinizi dua ve selamla selamlayarak yazıma başlıyorum.
Bir milletin çöküşü ne sınırda başlar ne de ekonomide… Çöküş, üniversite sıralarında başlar. Gençliğini kaybeden bir devlet, geleceğini çoktan toprağa vermiş demektir. Bugün üniversite öğrencisi ilmin, irfanın ve şahsiyetin temsilcisi olması gerekirken ahlâksızlığın, umursamazlığın ve kimliksizliğin açık hedefi hâline gelmiştir. Bu bir tesadüf değil, yıllardır biriken açık bir ihmaldir.
Devlet, gençliği yalnızca diploma fabrikalarına hapsetmiş; ruhunu, ahlâkını ve istikametini kaderine terk etmiştir. Oysa Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, herkesin bir emanet taşıdığını ve yönetenlerin güttüklerinden sorumlu olduğunu açıkça bildirmiştir. Bu uyarı, özellikle yönetenlere indirilen ilâhî bir ikazdır. Üniversite gençliğinin içine sürüklendiği yozlaşma, “gençler bozuldu” denilerek geçiştirilemez. Asıl soru şudur: Bu gençliği kim sahipsiz bıraktı?
Bugün gençlik madde bağımlılığı, manevî boşluk ve ahlâkî savrulma ile kuşatma altındadır. Devlet ise çoğu zaman seyirci, aileler ise çaresiz bırakılmıştır. Oysa........

© Van Havadis