Mavi Vatan’dan Açık Denizlere: Türkiye Neyi Değiştiriyor, Kim Neden Rahatsız?
Türkiye savunma sanayiinde son yirmi yılda yaşanan dönüşüm, artık “bölgesel güç” tanımını aşan bir eşiğe dayanmış durumda. Kara ve hava unsurlarındaki yerlileşme oranları kamuoyunda sıkça tartışıldı; ancak asıl sessiz fakat stratejik kırılma deniz kuvvetlerinde yaşanıyor. Bugün tartışılan konu yalnızca bir geminin metre hesabı değil, Türkiye’nin jeopolitik rolünü nasıl yeniden tanımladığıdır.
TCG Anadolu ile Türkiye, klasik amfibi gemi anlayışının ötesine geçerek, insansız hava araçlarıyla donatılmış ilk SİHA gemisi konseptini hayata geçirdi. Bu hamle, askerî literatürde dahi yeni bir sayfa açtı. Ancak asıl dikkat çekici olan, bu adımın bir “son durak” değil, yalnızca bir ara istasyon olarak görülmesidir.
Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve savunma çevrelerindeki değerlendirmeler, Türkiye’nin daha büyük bir uçak gemisi (MUGEM) projesi üzerinde çalıştığını göstermektedir. 260 metreyi aşan, 280–300 metre bandında konumlanan bir platformdan söz edilmektedir. Bu rakamlar, tek başına ABD ile bire bir rekabet anlamına gelmez; ancak NATO içindeki birçok donanmanın fiilî kapasitesinin üzerine çıkıldığı gerçeğini de değiştirmez.
Fransa’nın Charles de........© Ülkücü Medya





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar