Atayurt’tan İzlenimler
Türk Dünyası’nın geleceğinin yalnızca siyasi ve ekonomik iş birlikleriyle değil, medya, eğitim ve kültürel etkileşim alanlarında kurulacak ortak vizyonla şekilleneceği gerçeği Taşkent’te bir kez daha ortaya çıktı. Küresel Gazeteciler Konseyi’nin (KGK) Özbekistan–Türkiye Medya Buluşması kapsamında düzenlenen ve benim de konuşmacı olduğum Medya ve Eğitim Paneli’nde dijital dönüşüm, yeni medya eğitimi, medya diplomasisi ve Türk dünyasında iş birliği imkanları ele alınırken, çeşitli kurumlar arasında imzalanan protokoller ortak geleceğe yönelik somut adımların önemini gösterdi. KGK Başkanı değerli ağabeyim Mehmet Ali Dim’e bu anlamlı etkinlik için ayrıca teşekkür ederim. Kolay bir iş yapmıyor Sn. Dim gerçekleştirdiği projelerle Türk medyasının gelişimine hem ulusal hem uluslararası ölçekte katkılar sunuyor.
Bu toplantının ardından gerçekleştirdiğim Taşkent, Semerkant, Buhara ve Ürgenç eksenli saha gözlemleri ise Türk Dünyası’nın yalnızca ortak bir geçmişe değil, ortak bir geleceğe de sahip olabileceğini ortaya koymaktadır. Ancak bu geleceğin hamasi söylemlerle değil; eğitim, ekonomi, sağlık, medya, turizm ve insan kaynağı alanlarında geliştirilecek kurumsal iş birlikleriyle inşa edilmesi gerekmektedir.
Türkistan’ın Yeniden Yükselişi: Tarih ile Modernleşme Arasında
Özbekistan bugün Türk Dünyası’nın en dikkat çekici dönüşüm laboratuvarlarından biridir. Sovyet sonrası dönemin kimlik arayışını büyük ölçüde geride bırakmış, tarihsel hafızasını yeniden keşfeden ve bunu modern devlet kapasitesiyle birleştirmeye çalışan bir ülke görünümündedir.
Taşkent’te modernleşmenin izleri belirgin biçimde görülürken, Semerkant ve Buhara’da tarih yalnızca korunmamakta, aynı zamanda ekonomik değere dönüştürülmektedir. Şehirler adeta yaşayan açık hava müzeleri niteliğindedir. Ancak burada dikkat çekici olan nokta, geçmişin yalnızca nostaljik bir unsur olarak değil, kalkınma stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilmesidir.
Özbekistan’ın son yıllarda uyguladığı dışa açılma politikaları, turizm yatırımları ve uluslararası entegrasyon çabaları da bu dönüşümün önemli göstergeleri arasındadır.Bu coğrafyanın yetistirdigi büyük ilim insanları devlet adamları; Harezmi, İmam Buhari, İmam Tirmizi, İmam Maturidi, İbn-i Sina, Yusuf Has Hacib, Mahmud Kaşgari, Zemahşeri, Ahmet Yesevi, Burhaneddin Merginani, Necmeddin Kübra, Celaleddin Harzemşah, Emir Timur, Kadızade-i Rumi, Uluğ Bey, Gıyaseddin Cemşid el-Kaşi, Ali Şir Nevai, Ali Kuşçu ve Babür Şah gibi isimlerin büyüklüğü karşısında ezildik ve ezildik…
Yeni Nesil Türk Dünyası Kimliği
Sahada dikkat çeken en önemli sosyolojik gözlemlerden biri genç kuşaklarda ortaya çıkan yeni Türk Dünyası algısıdır.
Bu kuşaklar Sovyetler Birliği dönemini yaşamamış, bağımsız devletlerin vatandaşları olarak büyümüş ve........
