MUHTEŞEM DENEYİMLER VE BURUK HİKAYESİ İLE KALBİMİ FETHEDEN AKDENİZLİ:ALICANTE…
Barcelona, Madrid ve Sevillayı’yı görmüş biri olarak İspanya’nın herhangi bir şehrine dair beklentim zaten yüksekti. Ancak Alicante, sanki Nice ile Barcelona’nın daha küçük, ve daha ulaşılabilir bir sentezi edası, güneşi, palmiyeleri ve sıcakkanlı insanları ile beni daha ilk dakikadan çekti içine... Yol yorgunluğunu harika denizi ve uzun kumsalında atmayı tercih ettim ilk gün… Yaza “merhaba” demek için attığım ilk kulaç, günün geri kalanına da hafiflik kattı. Akşam üzeri ise şehrin en önemli flamenko gösterilerinden birine katıldım. Önce birbirinden lezzetli tapaslar ikram edildi; soğuk domates çorbası, farklı patates yorumları ve özenle hazırlanmış İspanyol lezetleri süslüyordu masayı... Tapas kültürünün kökenine ilişkin farklı anlatılar bulunsa da en yaygın rivayetlerden biri, Endülüs’teki meyhanelerde şarap ve bira bardaklarının üzerine sinek kaçmasın diye ekmek dilimleri kapatılmasıyla bu geleneğin başlamış olması. Zamanla bu küçük ikramlar, İspanyol mutfağının vazgeçilmez simgelerinden biri hâline gelmiş. Yemek sonrasında ise hayatımda izlediğim en etkileyici flamenko gösterilerinden birine tanıklık ettim. tablao flamenco el mentidero ’da izlediğim performans, yıllar önce Sevilla’da izlediğim ilk flamenko gösterisinin bile ötesine geçti. Alicante’ye yolu düşen herkese bu eşsiz İspanyol deneyimini gönülden tavsiye ederim. Flamenko aslında yalnızca bir dans ya da müzik türü değil. Endülüs’te Romanların, Mağribi mirasının ve farklı kültürlerin yüzyıllar boyunca birbirine karışmasıyla şekillenmiş yaşayan bir gelenek. UNESCO tarafından 2010 yılında İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne alınan bu sanat; şarkının, gitarın ve dansın kusursuz birlikteliğinden oluşuyor. Ruhu ise “duende” adı verilen, teknik ustalığın ötesine geçerek sanatçının bütün varlığıyla icraya teslim olduğu o tarifsiz anda saklı. Federico García Lorca’nın eserlerinde sıkça söz ettiği bu kavramı El Mentidero’daki o akşam, sahnede hissetmemek mümkün değildi. Ertesi gün ise Alicante Tasting Club’ın düzenlediği paella atölyesine katıldım. Paella, Valensiya’nın —Alicante’nin de içinde bulunduğu bölgenin—........
