menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ANLAŞILMAK İÇİN İLLA ÖLMEK Mİ GEREKİR?

12 1
13.08.2025

Bir evin ışığı kendi kendine yandığında, hemen anlamını ararız. Neden yandı? Elektrik mi arızalandı, yoksa içeride kimse mi var? Işığın varlığına, anlam yüklemeye çalışmak; doğamızda var.

Geceyi düşünelim. Gökyüzündeki yıldızlara, bulutlara, hatta üzerimizden sessizce geçen uçaklara bakarken bir anlam ararız. Neden oradalar? Bizimle nasıl bir bağı var?

Taşlara, toprağa, yapraklara anlam yüklüyoruz. Onların hikâyesini sorguluyor, varlıklarını aklımızda bir yere oturtmaya çalışıyoruz. Çünkü anlam; varoluşu sağlamlaştıran, hayatı anlamlandıran köprüdür.

Peki insanlara ne kadar anlam yüklüyoruz? Onları ne kadar derinlemesine düşünüyor, anlamaya çalışıyoruz? Sanıyorum ki, yeterince değil.

Düşünün ki, Vincent van Gogh, hayatı boyunca anlaşılmamış ve dışlanmıştı; o ışığı yakan fırçasını ancak ölümünden sonra görebildik.
Franz Kafka… Kendi yazdıklarını bile yakmak istemişti; ölümünden sonra, dostunun inadı sayesinde, çağımızın en derin edebiyat evrenlerinden biri oldu.
Bizden bir isim: Afife Jale. Türkiye’de tiyatronun öncüsü, perde arkasında büyük mücadeleler veren bir kadın. Yaşarken sahnenin ışıklarına ulaşmak kolay olmadı; engeller, yasaklar ardı ardına geldi ama........

© Turktime