Yolumuzu da yoldaşımızı da...
İnsan hayatta pek çok yol seçer. Kimi kısa, kimi uzun; kimi taşlı, kimi güllük gülistanlık… Fakat eskiler boşuna dememiş: “Evvel refîk, ba'del tarîk.” Yani önce yoldaş, sonra yol. Çünkü insan çoğu zaman gideceği yerden ziyade, beraber yürüdüğü insana benzer.
İyi bir dost, en çetin yolu bile kolaylaştırır. Kötü bir arkadaş ise en güzel yolu bile insanın gözünde karartabilir.
Dostluk yalnızca aynı masada oturmak değildir. Dostluk, insanın olmadığı yerde de onun iyiliğini istemektir. Yanlış yaptığında alkışlamak değil, gerektiğinde ikaz edebilmektir.
Nâbî merhumun hikemî sözleri de insanın bu hâline ışık tutar:
“Dâver odur k’olmaya nefse zebûn
Olmaya âlûde-i dünyâ-yı dûn.”
Asıl üstünlük, nefsine esir olmamakta ve dünyanın bayağılıklarına kapılmamaktadır.
İnsanın arkadaş seçimi de biraz böyledir.........
