Zaman, acıma zamanıdır...
Zaman; acıma, affetme, yumuşak davranma ve gönül alma zamanıdır. Kusur sayma, gönül yıkma ve öfkeyi büyütme zamanı hiç değildir.
İnsanları yargılamak kolay, anlamaya çalışmak zordur. Çünkü hüküm vermek için bir an yeter; fakat bir gönlün niçin kırıldığını, bir insanın hangi sıkıntılarla mücadele ettiğini anlayabilmek için sabır ve merhamet gerekir. Nice kimse dışarıdan güçlü görünürken içinde sessizce yorulur. Nice sert sözün arkasında çaresizlik, nice yanlış davranışın gerisinde cehalet, aile sıkıntısı veya ağır bir imtihan bulunabilir. Böyle bir kimseye hemen öfkelenmek, onu düzeltmekten çok daha fazla yaralayabilir. Peygamber Efendimiz, “Merhamet etmeyen merhamet bulamaz” buyurdu. [Buhârî]
Eshab-ı kiramdan, Ebüdderdâ hazretleri, günah işlemiş bir kimseye insanların kızdıklarını görünce onlara, “Onun bir kuyuya düştüğünü görseydiniz çıkarmaz mıydınız? Üstüne taş mı atardınız” diye sordu. “Elbette çıkarırdık” cevabını alınca,........
