Kıbrıs’ta şer ittifakı!..
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve KKTC-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti, adanın güneyindeki siyasi yapının adını, her ne kadar "GKRY-Güney Kıbrıs Rum Yönetimi" olarak ifade etseler de diğer devletler, "Kıbrıs Cumhuriyeti" demekteler. Güneydeki yapıyı bu şekilde tanıyanlar, yalnızca Müslüman olmayan devletler değildir. İİT-İslâm İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi ve TDT-Türk Devletleri Teşkilatı mensubu devletler de "Kıbrıs Cumhuriyeti" diyor ve KKTC’yi de tanımıyorlar.
GKRY, "Kıbrıs Cumhuriyeti" adıyla 1 Mayıs 2004 tarihinde AB-Avrupa Birliği’ne tam üye yapıldı. Türkiye, 1959 müracaatı ve 1963 Andlaşmasına rağmen hâlâ aday olarak bekletilirken tıpkı eski SSCB peyki Balkan devletleri gibi GKRY de ânında AB’ye kabul edilmişti. Bu yapılanma, NATO üyesi değildir.
16 Ağustos 1960 tarihinde Lefkoşa’da imzalanan Garantörlük Abdlaşması ile taraf diğer iki devlet gibi Türkiye de Kıbrıs Cumhuriyeti’nin garantörüdür. Bu milletlerarası mukavele ile Türkiye, Yunanistan ve BK-Birleşik Krallık, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, toprak bütünlüğü ve emniyetini teminat altına almaktadır. Yazılı ve bağlayıcı hukuki metne göre adanın bölünmesi, başka bir ülkeyle birleşmesi mümkün değildir. Buna aykırı hareket edilmesi hâlinde teminat sahibi devletler, münferiden veya birlikte hareket ederek müdahale edebilirler.
15 Temmuz 1974’te EOKA militanı Nikos Sampson, Rum Millî Muhafız güçleriyle CB Makarios’a karşı darbe yaparak O’nu devirip adada Yunan Cumhuriyeti ilân etti. Arkasında Atina’daki Cunta vardı. Darbenin nihâî maksadı, enosis yâni Kıbrıs adasını Yunanistan’a bağlamaktı. Bu gelişmeler üzerine Türkiye’nin müdahale hakkı doğmuştu. Atina’daki cuntanın........
