menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Çeşme başını, güreş tuttuğu yiğitleri tek tek hatırladı...

25 0
13.04.2026

Mis gibi lavanta kokan yün yatağının içinde sebebini bilemediği duygular içindeydi Doğan Bey. Gözlerini kapadı, ne yaptı ettiyse bir türlü uyuyamadı.

Parlak ay, sıcak gece şirin ev sakinlerine fena tesir etmişti. Gündüzden daha ziyade sataşıyor, neşelenip gülüşüyorlardı. Matlube Hanım, mutfağa gidip gelişlerinde ayrı bir dörtlükle muhterem Çelebisini köşeye sıkıştırıyor, hikmetli söylemesine fırsat vermiyordu. Her defasında sütanacığını alkışlayan Doğan Bey’in elleri acıdı. Pencereden ışıl ışıl parıldayan aya baktı, gülümsedi. Gecenin derinliklerinden gelen cırcır böceği sesleri sanki onların neşesine iştirak ediyor, sevinçlerini paylaşıyordu.

Matlube Hatun elindeki kâğıdı “Al oku evladım…” deyip Doğan Bey’e uzattı. O da hissederek, zevkle okudu:

Cihana sultansın sen.

Can içinde cansın sen.

Bakışın bin can alır,

Rüzgâr görünce durur,

Devler korkup kudurur,

Sultan........

© Türkiye