Gençliğin önemi...
Bir Arap şâir der ki: “Keşke, bir gün gençlik geri gelse de, ihtiyârlığın neler yaptığını ona haber versem...”
Burada önce “genç”i bir tarîf edelim: “Genç” kimdir? Bir insana, 30 yaşına kadar “genç”, 50 yaşına kadar “yetişkin”, 70 yaşına kadar “ihtiyâr”, 70’ten sonra ise “pîr-i fânî” denilmektedir. Demek ki dünyâ hayâtı, böyle 4 basamak hâlinde ele alınıyor. Zâten insanın bütün hayâtı da aslında 4 safhadan ibârettir:
1- “Anne karnındaki hayâtı”, 2- “Dünyâ hayâtı”, 3- “Kabir hayâtı”, 4- “Âhıret hayâtı”... Anne karnındaki hayât çok kısa olduğu için, dünyâya dâhil edilince, 3 türlü hayât kalır: Dünyâ, Kabir ve Âhıret hayâtları. Bunlardan ilk 2’si geçici, ama âhıret hayâtı ebedîdir, sonsuzdur. Konumuza bir şiirle devâm edelim:
“Geçti gençlik, tatlı bir rü'yâ gibi, ey çeşmim zâr! (Ey gözüm ağla)
Beni mecnûn etti girye (göz yaşı), meskenim olsun mezâr!”
Bir Arap şâir de; “Keşke, bir gün gençlik geri gelse de, ihtiyârlığın neler yaptığını ona haber versem” demiştir.........
