menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eğitimin dümeninde kim var?

91 55
20.02.2026

AK Parti’nin 23 yıldır yaptığı baş döndürücü hizmetleri saymanın imkânı yok. Hele şu zor dönemde deprem bölgesinde ortaya konan başarı gerçekten müthiş. Neredeyse yeni bir ülke ortaya çıkarırcasına bir başarı hikâyesi yazıldı.

Buna karşılık aile politikaları, eğitim ve kültür alanında akılalmaz bir düşüş yaşanıyor! Bunun neticesi olarak hemen her safhada ahlak maalesef diplere indi. Herkes birbirini kandırmanın yollarını arıyor. "Biz köşeyi dönelim de gerisi önemli değil" zihniyeti cemiyetimizi ele geçirmiş durumda. İşin kötü tarafı bu hâlden kurtulacak bir ışık da yanmıyor.

Hemen her meselede dönüyor dolaşıyor "iş eğitimde" diyoruz. Evet toplumun her kesiminde ahlak ve liyakat ışığını ancak eğitimle yakalayabiliriz. Öyleyse ilk önce eğitimi kurtarmak gerekiyor. Yaklaşık bir çeyrek asırlık AK Parti iktidarının en zayıf karnı eğitim oldu. Millî ve dinî değerlerimizi hakkıyla veren bir eğitim modeli olmadıkça sonuca ulaşmak imkânsızdır...

Eğitim ne zaman bozuldu diye sormaya gerek yok. Bu alan Cumhuriyetten beri hep bozuktu. Dinî ve millî değerlere mesafeli ve hatta bazen düşmanca yaklaşım bizi bu noktalara taşıdı. İşin en sıkıntılı kısmı kimse bu bozukluğun farkında değil. Hemen herkes eğitimden şikâyet etmekle birlikte bu şikâyetler işin aslına varan, temeline inen tenkitler değil. Hepsi kabukta dolaşıyor. Dolayısıyla teklif edilen çözümler de sathi oluyor.

Hâlbuki biz oradan memleketimizi ayağa kaldıracak nesiller bekliyoruz. İyi de Millî Eğitim ayakta duracak hâlde değilken memleketi nasıl ayağa kaldırabilir?

Anladığımız kadarıyla Millî Eğitim Bakanlığı’nda inceden Yusuf Tekin’in altını oyan bir klik de var! Klik dediysek azınlık olarak düşünmeyin. Bunlar çoğunluğa hâkim olan bir klik. Bu klik nasıl ortaya çıkmış, kime dayanıyor bilemiyoruz. Bilebildiğimiz şey bu kliğin hem bakana hem hükûmete ciddi zarar verdiğidir. Bakanlığın öğretmen ve idarecilerin eğitimine dair yürüttüğü son proje bu kanaatimizi teyid ediyor. Bakınız bakanlığın resmî sitesinde bu proje nasıl tanıtılıyor:

“Oku-Yorum Öğretmenim Projesi, Anadolu imam hatip liseleri ve imam hatip ortaokullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerin okuma, anlama ve müzakere temelli mesleki gelişimlerini desteklemeyi amaçlayan kapsamlı bir öğretmen gelişim projesidir. Proje; öğretmenlerin alan bilgilerini zenginleştirmeyi, düşünce dünyalarını derinleştirmeyi ve eğitim süreçlerine çok yönlü katkı sunabilecek bir entelektüel donanım kazanmalarını hedeflemektedir…”

Neticede bu iş için tam 352 eser adı verilmişti. Belli ki bu eserlerle öğretmenler ve geleceğin gençlerinin yetiştirilmesi planlanmaktaydı. İyi de bütün bunlarda ne var, öğretmenlerin gelişimi neden kötü olsun diyebilirsiniz. Öyleyse projedeki detaylara bir göz atalım.

İslam'ı ve Peygamberimizi kimlerden öğreneceğiz?

Son derece iyi niyetliymiş gibi görünen iş, aslında bir o derece sıkıntılı. Sıkıntı edebiyat, felsefe, din, sosyoloji, psikoloji ve eğitim gibi alanlarda size tavsiye edilen kitaplardan ve yazarlardan........

© Türkiye