menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ticarette vade: Nimet mi? Zehir mi?

44 0
13.09.2026

Ticarette öyle madde var ki bağımlılık yapıyor. Yönetebilen için çok büyük büyüme yolu. Beceremeyenin ise bünyesinde bağımlılık yapıp gitgide daha çok batırıyor.

Adı vade. Arapçadan geliyor. Söz verme, vaat verme kelimelerinden türemiş.

Bir genç bir ticaret kuruyor. Tanıdığı, çevresi yoksa zor ama varsa ya da sektör çok rekabetçi bir sektörse hemen kendisine bir vade tanımlanıyor.

Genç 5.000 dolarlık bir ürün sattı diyelim. 500 doları kâr. Ödemeyi de nakit aldığını düşünelim. Genç bir bakıyor cebinde 5.000 dolar. Bugünkü kurla 250 bin TL’ye yakın bir para. Ödeme vadesine de daha 60 gün var.

Gencin gözleri ışıldıyor. İşte konunun bağımlılık yapan kısmı bu. O 60 gün çok zor geçer zannedip o parayı bambaşka yerlere harcıyor.

Çünkü cebindeki paranın tamamını kazanç zannediyor. Oysa o 5.000 doların sadece 500 doları kendisinin. Kalan 4.500 dolar, 60 günlüğüne kendisine emanet edilmiş tedarikçi parası.

Fakat para hesaba girdiğinde üzerinde isim yazmıyor.

“Bu sermaye, bu kâr, bu vergi, bu tedarikçinin parası” diye ayrılmıyor. Hepsi aynı hesapta duruyor. Genç de hesabındaki rakamı kendi serveti zannediyor.

Yeni bir telefon alıyor. Ofisi biraz daha güzelleştiriyor. Arabasını değiştiriyor. Birkaç kişiye borç veriyor. Evine harcama yapıyor. En tehlikelisi de işlerin hep böyle devam edeceğine inanarak kendisine yeni ve daha pahalı bir hayat kuruyor.

Derken 60 gün bitiyor.

Tedarikçinin ödeme günü geliyor ama 5.000 dolar artık hesapta yok. Genç bu defa borcunu ödemek için yeni mal alıyor, onu satıyor ve oradan gelen parayla eski borcunu kapatıyor.

İlk başta sistem çalışıyor gibi görünüyor.

Satış yaptıkça para geliyor, para geldikçe........

© Türkiye