Sana para kazandıracağını söyleyen kim?
Bir dolandırıcılık operasyonu daha… 28 şirket, 42 çağrı merkezi, 239 şüpheli, 286 adres ve farklı ülkelerden mağdurlar.
İlk bakışta yine bildiğimiz hikâye gibi görünüyor. İnsanları yüksek kazanç vaadiyle kandıran bir yapı, sahte yatırım platformları, telefonlar, para transferleri…
Fakat detaylara erişince bunun sıradan bir dolandırıcılık dosyası olmadığı görülüyor.
Çünkü burada dolandırıcılık, teknolojiyle ve finans sistemiyle iç içe geçmiş durumda. Çağrı merkezleri, şirketler, banka hesapları, kripto cüzdanları ve sınır ötesi para hareketleri aynı yapının içinde yer alıyor.
MASAK analizleri, MİT ve Emniyet çalışmaları ile İnterpol üzerinden gelen bilgiler de soruşturmanın farklı ülkeleri içine alan boyutunu ortaya koyuyor.
Soruşturma makamlarının tespitlerine göre mağdurlara sahte kazanç görüntüleri gösterilmiş, paralarını çekmek isteyenlerden ise vergi, bloke veya başka gerekçelerle yeniden ödeme istenmiş.
Paraların yurt dışındaki hesaplara ve kripto cüzdanlarına aktarıldığı belirtiliyor.
Ama benim asıl dikkatimi çeken başka bir tarafı var.
Bu insanlar neden bu kadar kolay müşteri bulabiliyor?
Burada yalnızca dolandırıcının açgözlülüğünü konuşmak yetmez...
Karşı tarafta da insanın çok eski bir zaafı var;
Kısa zamanda çok para kazanma isteği.
Bunu söylemek elbette dolandırılan insanın uğradığı zararı küçümsemek değil. Suçun sorumluluğu suç işleyendedir. Fakat toplum olarak kendimize de şu soruyu sormamız gerekmez mi?
Bir insan, yıllarca çalışarak kazanacağı parayı birkaç ayda katlayabileceğine neden ve nasıl inanıyor?
Burada ister istemez 'Sülün Osman’ın hikâyeleri geliyor akla...
Galata Kulesi’ni, köprüyü, tramvayı ve başkasına ait çeşitli malları kendisininmiş gibi göstererek insanları kandırdığı anlatılan 'Sülün Osman’ın kullandığı yöntemle bugünün sahte yatırım platformları arasında teknoloji dışında büyük bir fark yok.
O gün sahte bir mülkiyet vardı.........
