İslamabad’da Washington’un iki akıl krizi!
İslamabad’da Nur Khan Askerî Üssü’nde dün gerçekleşen ve diplomatik kaynaklara “İslamabad Stratejik Güvenlik ve Bölgesel İstişare Toplantısı” olarak yansıyan kritik temaslar, sadece İran-Pakistan-ABD hattında yürütülen bir güvenlik görüşmesi değildi. Aynı zamanda Washington’un kendi içinde giderek belirginleşen stratejik ayrışmasının sahaya taşındığı olağanüstü bir diplomatik eşikti.
Zirveye, ABD adına iki ayrı siyasi ve stratejik hattı temsil eden iki farklı heyetin neredeyse eş zamanlı gelişi damga vurdu. Başkan Yardımcısı JD Vance’in liderliğindeki ekip, kontrollü geri çekilme ve stratejik dengeleme eksenini temsil ederken; aynı gün sahaya inen diğer uçakta yer alan Jared Kushner ve Steve Witkoff hattı ise maksimum baskı ve yeniden yapılandırılmış bölgesel mimari yaklaşımını taşıyordu.
Aynı masaya, aynı gün, iki farklı uçuşla taşınan bu iki ayrı stratejik akıl, teknik bir diplomatik ayrıntı değil; aksine ABD dış politikasının artık tek merkezden değil, birbirine paralel iki farklı güç yorumu üzerinden hareket ettiğini gösteren çarpıcı bir görüntü olarak kayda geçti.
Bu temasların ardından bölge diplomasisinde asıl tartışma, görüşmenin içeriğinden çok daha öteye taşındı: Washington, Orta Doğu’da hangi akılla yol alacak? Geri çekilerek denge mi kuracak, yoksa baskıyı artırarak yeni bir bölgesel düzen mi inşa edecek?
Bu tablo, tek bir Amerika’nın varlığından söz etmenin artık mümkün olmadığını gösteriyor. İslamabad’da kurulan masa, bir uzlaşı zemini değil; Washington’un hangi stratejik aklının Orta Doğu’nun geleceğini şekillendireceğine dair bir güç testi hâline gelmiş durumda. Ve bu testin sismik etkileri yalnızca İran’da değil; Tel Aviv’den Beyrut’a, Şam’dan Körfez hattına kadar geniş bir jeopolitik fay hattında hissediliyor.
İki uçak, iki strateji: Vance’e karşı Kushner
JD Vance çizgisi, Amerikan dış politikasında yükselen realist geri çekilme damarını temsil ediyor. Bu yaklaşımın temelinde ideolojik genişleme değil, stratejik daralma var. Afganistan ve Irak deneyimleri, artık bir güç gösterisi değil; sürdürülemez bir maliyet yükü olarak okunuyor.
Vance’e göre Orta Doğu, Amerika’nın sürekli müdahil olması........
