menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dünya 5’ten Büyüktür: Slogan mı, geleceğin yeni haritası mı?

47 0
25.09.2026

Ekran başında olduğunuzu hayal edin...

Bir lider Birleşmiş Milletler kürsüsüne çıkıp o meşhur yeşil mermerin arkasından konuşmaya başladığında genelde ne yaparız?

Çoğumuz elimizde kumanda haber kanallarında gezinir, satır aralarına bakar, o günün sıcak gelişmelerine, günlük siyasi polemiklere ya da ertesi gün atılacak manşetlere odaklanırız.

Hele ki gündemi saniye saniye değişen bir dünyada yaşıyorsanız, dikkatinizi uzun vadeli meselelere odaklamak pek kolay olmaz.

Oysa diplomasi ve devlet aklı dediğimiz o derin mekanizma, anlık cümlelerle veya salondaki alkışın desibeliyle okunmaz. O cümlelerin hangi dünya tasavvuru içinden kurulduğuna, arka planda nasıl bir satranç tahtasının kurgulandığına bakmak gerekir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yaptığı o tarihî konuşmayı da tam olarak bu mercekle, o geniş açılı lensle okumak zorundayız. Zira karşımızda sadece Gazze’de yaşanan o tarifsiz insanlık dramına ya da BM’nin hepimizin kanıksadığı çaresizliğine değinen bir metin yoktu.

Meselenin özü çok daha derin, çok daha sistemik bir çöküşe işaret ediyordu. 1945’te, yıkıcı bir savaşın kanlı enkazı üzerine aceleyle kurulan bu uluslararası düzen, 21. yüzyılın o devasa, karmaşık ve çok kutuplu dünyasını daha ne kadar sırtında taşıyabilir?

Gerçek devlet aklı...

Yıllardır kulaklarımızda çınlayan, artık neredeyse hepimizin ezbere bildiği o meşhur ifadeyi hatırlayalım: “Dünya 5’ten Büyüktür.”

Gelin birbirimize karşı dürüst olalım; çoğumuz zaman zaman bu cümleyi sadece başarılı bir diplomatik slogan, uluslararası toplantılarda salonu dalgalandıran retorik bir çıkış gibi görme eğilimine giriyoruz. “Evet, çok doğru söylüyoruz ama kimse dinlemiyor ki” hissiyatına kapılıyoruz. Ama gerçek bir devlet aklı, kitleleri coşturmakla vakit kaybetmez; o sloganın arkasında yatan, dünyayı sarsan jeopolitik dip dalgasını herkesten önce görür. Şöyle bir etrafımıza, haritaya alıcı gözüyle bakalım. Bugünün dünyası gerçekten 1945’in dünyası mı? Tabii ki değil. Ekonomik ağırlık her geçen gün Batı’dan Doğu’ya doğru kayıyor. Asya’nın durdurulamaz devasa yükselişi, Afrika’nın uyanan muazzam demografik potansiyeli, haritaları yeniden çizen yeni ticaret........

© Türkiye