menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD-İran illüzyonu ve Gazze’nin sessiz ilhakı

48 0
26.07.2026

Önceki gün katil IDF, gözlerini bile kırpmadan dört sivil Filistinliyi daha hayattan kopardı. Haber bültenlerinde birkaç saniyelik bir alt yazıya, sosyal medyada ise birkaç dakikalık bir gündeme dönüştü. Ardından âdeta küresel vicdanın dijital çöplüğüne terk edildi.

Aylardır uluslararası medyanın manşetlerinde, televizyon ekranlarında, diplomatik kulislerde aynı gürültü…

ABD ne yapacak? İran ne zaman ve nasıl karşılık verecek?

Körfez'e kaydırılan uçak gemileri, balistik füze analizleri, Pentagon'dan sızdırılan sözde gizli raporlar, Tahran'ın stratejik hamleleri... Herkesin gözü, âdeta devasa bir Hollywood prodüksiyonunu andıran bu büyük kriz tiyatrosuna kilitlenmiş durumda.

Peki, herkes nefesini tutup Washington ve Tahran arasındaki bu kontrollü, danışıklı dövüşü andıran krizi izlerken; asıl sahada, Orta Doğu'nun asıl kanayan yarası olan Gazze'de neler oluyor?

İsrail'in işgal mekanizması, dünyanın bu körlüğünden faydalanarak sessiz sedasız hangi adımları atıyor?

Uluslararası diplomasinin birbirini tekrar eden açıklamalarını, ateşkes çağrılarını ve güç merkezlerinin bitmeyen hesaplaşmalarını bir kenara bırakıp günlerdir yalnızca sahadaki gelişmeleri, haritaları, uydu görüntülerini ve uluslararası kuruluşların yayımladığı verileri incelemeye çalışıyorum.

Açık ve net konuşmamız gerekirse ortada artık savunma, güvenlik operasyonu veya geçici bir çatışma hâli yok. Sahada, saat gibi işleyen ve nihai amacı Filistinlileri kendi yurtlarından tamamen silmek olan kalıcı bir ilhak ve sürgün politikası var.

Bugün Gazze’de yaşananları yalnızca “çatışma” ya da “güvenlik operasyonu” kavramlarıyla açıklamak giderek zorlaşıyor. Sahada oluşan fiilî durum, uluslararası hukuk........

© Türkiye