Savaşın kırkı çıkarken!..
ABD-İsrail-İran savaşının bugün kırkı çıkıyor!..
Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmaması hâlinde enerji santrallerini ve köprüleri vurma tehdidini tekrarladı. Fakat bu seferki açıklamasında, önceki kadar keskin bir üslup kullanmayarak biraz daha çekingen bir üslupla konuştu ve "ABD halkı savaşı istemiyor" dedi! Bu, her an savaştan çekilebilirim, anlamını da taşıyor!
Peki dünya bu krize nasıl ve nereden bakıyor?
Dünya medyasına baktığımızda Al Jazeera ve Haaretz’in sivil kayıpları, CNN ve Fox News’in petrol fiyatlarındaki ’lik sıçramayı, TASS’ın “bölgeyi nükleer yarışa sürüklüyor” eleştirisini manşete taşıdığını görüyoruz. Avrupa medyası ise NATO’daki çatlaktan söz edip, enerji krizi uyarısında bulunuyor.
Herkes aynı üçgene odaklanmış durumda: Trump’ın ültimatomu, İran’ın direnişi, Boğaz'ın kapanma riski! Peki bu denklemin hem içinde hem de biraz dışında duran aktör kim? Tabii ki Türkiye.
Ankara bu krizde kendini ne “taraf” ilan ediyor ne de bu krize seyirci kalıyor. Diplomasinin yanında ve savaşa karşı bir noktada duran Türkiye, bölgenin istikrarı için yoğun bir diplomasi yürütüyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz. Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız” ifadesi ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Pakistan, Çin ve........
