Dijital bataklık ve gazetecilik!
İnsanlık tarihi boyunca bilgi, her zaman güçle eş değer görüldü.
Ancak 2026 yılına geldiğimizde “bilgi güçtür” tanımı, teknolojik devrimlerin ağırlığı altında köklü bir değişikliğe uğradı. Artık güç, sadece "bilgiye sahip olmak" değil ne yazık ki! Gerçek güç, milyarlarca sahte veri, manipüle edilmiş görüntü ve otonom yazılımların ürettiği gürültü arasından "gerçeği çekip çıkarabilmek" hâline geldi.
Bugün internet, bir bilgi pınarı olmaktan ziyade, "AI Slop" adını verdiğimiz yapay zekâ üretimi içerik çöplüğüyle istila edilmiş devasa bir zehirli bataklığa dönüşmüş durumda. Yapay zekâ modelleri tarafından, hiçbir insan denetimi olmaksızın, sadece arama motorlarını manipüle etmek ve reklam geliri elde etmek için üretilen milyarlarca içerik, dijital dünyayı bir "çöp deryasına" çevirdi. Sosyal medya akışları hiç yaşanmamış tarihî olaylar, uydurma sağlık tavsiyeleri ve sahte görsellerle doldu taştı birdenbire...
Bu kirlilik sadece vaktimizi çalmıyor! Daha da sinsi bir tehlikeye, "epistemik yorgunluğa" yol açıyor. İnsanlar daha neyin doğru olduğunu anlamaya çalışırken o kadar büyük bir bilişsel yükün altında kalıyor ki bir noktadan sonra hakikati aramaktan tamamen vazgeçerek kendi ideolojik mahallelerinin yalanlarına sığınmayı tercih ediyor. Bilginin bu denli değersizleştiği bir ortamda, toplumun ortak bir gerçeklik zemininde buluşması da imkânsız hâle geliyor ki en........
