menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kamuda hak, özelde lüks mü? Promosyonda çifte standart!

42 0
15.08.2026

Çalışanların emeği, toprağa düşen tohuma can veren yağmur gibidir. Ülke ekonomisinin çarkları, sabahın ilk ışıklarıyla yollara düşen milyonlarca özel sektör çalışanının alın teriyle döner.

Lakin sıra nimetin taksimine gelince, adalet terazisinde vahim bir sapma yaşanmaktadır. Maaş promosyonu kamu görevlisine meşru bir hak sayılırken, özel sektör emekçisine lüks görülmektedir!

İşçi çalışır. Şehir uyanır. Fabrika üretir. Çarklar döner.

Maaş bankaya yatar. Banka devasa bir likidite kazanır.

Bankanın kazancı, doğrudan doğruya çalışanın maaşının varlığıdır.

Maaş hareketi güç demektir. Devasa bir ticari kaynaktır.

Atalarımız boşuna dememiştir: "Ağaç meyvesiyle bilinir, emek alın teriyle ölçülür." Bankalar, bu devasa nakit akışını ellerinde tutabilmek adına masaya oturur. İşverenle protokol imzalar. İşverenin kasasına "promosyon" adı altında hatırı sayılır miktarda meblağlar aktarır.

"Arı bal yapar, balı kovancı toplar! Misali alın teri çalışanın ise, o terden doğan kâr nasıl işverenin olur?"

Peki, soralım: Bu kaynak kimin hakkıdır?

Gece gündüz dirsek çürüten emekçinin mi?

Yoksa masada sadece tek bir imza atan işverenin mi?

Bu soru adaletin temelidir.

Cevabı ise izahtan varestedir. Maaş çalışanın öz malıdır. O maaşın bankada oluşturduğu katma değer de amasız, fakatsız çalışanın hakkıdır.

MEVZUATTAKİ AÇIK: HUKUKİ BOŞLUK VE........

© Türkiye