Bu oyun Pele'nin futbolu değil
Topun havası kaçtı... Futbol; güzel oyun olmaktan maalesef çıktı. Futbol adına bahis, şike, uyuşturucu ve bütün garabet haberler birinci gündem oldu, ne yazık ki. O yüzden sahanın içinden çok sahanın dışı konuşuluyor, futbol diye.
Heyhat! Gerçek öyle mi?
Daha dün gibi hatırlıyorum. Ne heyecanlanmıştım ama gençliğimin hayallerini süsleyen kahramanın; Edson Arantes do Nascimento veya bilinen adıyla Pelé adını duyduğumda.
Kolay değil, dünya medyasının röportaj yapabilmek için kapısında nöbet tuttuğu ''Siyah İnci''; Brezilyalı futbol efsanesi Pele ile röportaj yapabilmek. Oysa 1992 Avrupa Şampiyonası finalleri için gittiğim Stockholm'deki otelin Kral Dairesi'nde birazdan buluşacak ve 1956'dan 1977'ye kadar, 1363 maçta attığı 1279 gol ile Guinness Dünya Rekorları'na adını yazdıran Pele ile tarihi bir röportaj gerçekleştirecek ve Türk basınındaki ilk gazeteci olma şerefini yaşayacaktım.
Az şey mi bu?
Pele bu, futbolu küreselleştiren güzel oyunun evrensel yüzü ve ilk süperstar. Tam 3 Dünya Kupası (1958, 1962, 1970) kazanmış, uluslararası başarıda rakipsiz. Santos ile Libertadores, birçok lig şampiyonluğu, FIFA Ballon d’Or Onur Ödülü sahibi olağanüstü bir yetenek. Tek kelimeyle karizma.
Öyle ki; topu alışı, rakipleri geçişi, gol anı; futbola kattığı şiirsel canlılık ile tam bir efsane.
Dünya futbolunun patronu FIFA, Siyah İnci'nin kıymetini biliyor. Futbolun gelişimi ve daha çok seyredilir olması için kendisinden bir rapor istemiş.Röportajın odak noktası bu; bu oyunun gelişimi için büyük efsane neler önerdi, onu öğrenmek. Fakat laf lafı açtı... 10 dakika ile sınırlı olan röportaj tam 40 dakika sürdü. Hem de inanılmaz bir samimiyet içinde. Neler mi konuştuk?
EURO 92'de Almanya'yı yenip şampiyon olan Danimarka'nın "kaleciye geri pas"ı Avrupa medyasının o günlerde ana gündemi olmuştu.
O kadar heyecanlanmışım ki; Pele'yle buluşur buluşmaz futbolda yapılması gereken "devrim" niteliğindeki yeniliklerden önce ''Kaleciye geri pas ile ilgili ne düşünüyorsunuz?'' diye sordum. Cevap ilginçti:
''FIFA'ya verdiğim teknik raporda 'geri pas kalksın' önerisinde bulundum''.
O dönem futbol oyun kurallarında yapılması gereken bir takım değişiklikler için FIFA'nın kapısını aşındıran Pele, hazırladığı dosyayı Türkiye Gazetesi aracılığıyla dünyaya duyurmuştu. Pele'nin teklifleri şöyleydi:
''Ceza sahasında yapılan her faullü hareket, 9 kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın penaltı ile cezalandırılmalı.''
''Topun aynı takım oyuncusu tarafından 2 kez taca atılması halinde, top sahayı en son terk ettiği yerden serbest atışla oyuna sokulmalı. Elle atış kaldırılmalı.''
''Ceza sahasının 1 metre önünde kaleye paralel olarak çekilip, o bölgeden itibaren geri pas yapılması yasaklanmalı. Geri pas yapanın takımı aleyhine serbest vuruş verilmeli.''
Röportaj öyle keyifliydi ki... Sonra mı? İşte sorular ve cevaplar:
-Pele için topla ilk temas ve futbol nedir?
“Top ayağıma değdiğinde zaman durur. Ayağımın ucunda top, sanki benimle........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin