menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayırlı ramazanlar

51 85
22.02.2026

Dünyayı titreten, ordulara hükmeden, Büyük İskender…Gücün, ihtişamın ve servetin zirvesindeydi. Fakat ölüm döşeğine uzandığında, bütün o ihtişamın yerini derin bir sessizlik aldı. Son nefeslerini hissederken komutanlarını yanına çağırdı ve üç arzusunu dile getirdi.Birincisi şuydu:“Tabutumu dönemin en ünlü doktorları taşısın.”İkincisi:“Hayatım boyunca elde ettiğim altınlar, gümüşler ve değerli taşlar, mezara giden yol boyunca saçılıp dağıtılsın.”Üçüncüsü ise en dikkat çekici olanıydı:“Ellerim tabutun dışına sarksın; herkes görsün.”

Komutanları şaşkınlık içinde nedenini sordular. Büyük İskender, yorgun ama berrak bir sesle cevap verdi;“En ünlü doktorların tabutumu taşımasını istedim ki herkes anlasın; Ne kadar güçlü ve bilgili olursa olsun, ölüm karşısında insan acizdir.Servetimin yol boyunca saçılmasını istedim ki insanlar görsün; Hayat boyu peşinden koştuğumuz zenginlik, bu dünyada kalır.Ellerimin tabutun dışında kalmasını istedim ki herkes bilsin; Bu dünyaya boş ellerle geldik, zamanımız dolunca yine boş ellerle gideriz.”***Genç kız eteğine doldurduğu elmalarla tırmandı tepeyi. Hava sıcaktı ve al al olmuştu yanakları. O sırada bir ağacın altında oturan derviş sordu genç kıza;- Nedir o eteğindeki?- “Elma” dedi kız. “Sevdiğime götürüyorum. Şu tarlalarda çalışıyor.”Derviş tekrar sordu kıza;- Kaç tane?Şaşırdı kız. “İnsan” dedi “Hiç sayar mı sevdiğine götürdüğü şeyi…” Sustu derviş usulca kopardı elindeki tespihin ipini…***Allah, kuluna çok fazla soru sormaz.Sadece şunu sorar;"Ben seninleydim, sen kiminleydin?"(Cüneyd-i Bağdadi hazretleri)Ninem diyor ki; Oruç, niyetle başlar.

Halime Gürbüz'ün önceki yazıları...


© Türkiye