menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ünlüler ve uyuşturucu: Suçlu değerler mi değersizleşme mi?

47 12
28.12.2025

Prof. Dr. Burak Gönültaş

Ünlü kesimin uyuşturucu benzeri kötü alışkanlıklara sahip olması, maalesef toplum nezdinde şaşırtıcı bulunmuyor. Ancak bazı vakalarda, kişilerin geldikleri muhafazakâr mahalle ya da sosyal çevrenin öne çıkarılması; dahası bu tür davranışların toplumumuzun millî ve manevi değerleriyle ilişkilendirilmesi ciddi bir itirazı hak ediyor.

Türkiye’de gündem oldukça hızlı gelişiyor. Geçtiğimiz haftanın dikkat çeken haberlerinden biri, televizyon ve sosyal medyada tanınan bazı kişilerin uyuşturucu madde kullanımı iddiasıyla gözaltına alınmasıydı. Elbette geçmişte de benzer vakalar yaşandı.

Ünlü kesimin bu tür kötü alışkanlıklara sahip olması, maalesef toplum nezdinde şaşırtıcı bulunmuyor. Ancak bazı vakalarda, kişilerin geldikleri muhafazakâr mahalle ya da sosyal çevrenin öne çıkarılması; dahası bu tür davranışların toplumumuzun millî ve manevi değerleriyle ilişkilendirilmesi ciddi bir itirazı hak ediyor.

Bu noktada temel soru şudur: Uyuşturucu gibi kötü alışkanlıkların yaygınlaşmasının sorumlusu, toplumumuzun millî ve manevi değerleri midir? Yoksa durum, bir “kimlik bunalımının” neticesi midir?

CEMİYETİMİZİN AHVALİ

Millî ve manevi değerlerimiz; koyduğu kural ve normlarla ferdi her zaman sağlıklı olmaya, suç ve günahtan kaçınmaya, başkasının hakkına girmemeye, ilim öğrenmeye, sosyal ilişkilerde saygılı ve merhametli olmaya teşvik eder.

Toplumumuz bu değerlere bağlı kaldığı, onları yaşattığı ve yaygınlaştırdığı dönemlerde güçlü bir medeniyet inşa etmiş, tarih sahnesinde belirleyici bir rol üstlenmiştir.

Toplumlar, varlıklarını sürdürebilmek için bu kural ve değerleri nesilden nesile aktarmak zorundadır. Aksi hâlde sosyal düzenin devamı mümkün değildir. Bu aktarım; aile, okul, akrabalık ilişkileri, arkadaş çevresi ve medya gibi sosyal kurumlar aracılığıyla gerçekleşir. Bu mekanizmalar ne kadar sağlıklı işlerse, fert de o ölçüde topluma uyumlu, yapıcı ve sosyal bir karakter kazanır. Kişinin maddi ve manevi iyilik hâlini destekleyen bu sürece sosyalizasyon denir.

Ancak sosyalizasyonun başarısı, ferdin bu değerleri gerçekten benimsemesine ve içselleştirmesine bağlıdır. Peki, bugün niçin bu benimseme gerçekleşmiyor?

DEĞERLERİN İÇİN BOŞALDI

Çünkü kural ve değerlerin içi büyük ölçüde boşaltılmış durumdadır. Fert, değerlerin anlamını ve işlevini kavrayamamakta; dolayısıyla onları hayatına tatbik edememektedir.

Bunun temel sebebi, bu değerleri temsil etmesi ve aktarması gereken asli mekanizmaların kifayetsiz hâle gelmesidir. Çünkü başta aile olmak üzere bu mekanizmalar, popüler kültürden, medyaya ve sosyal medyaya hâkim olan anlayıştan, cahil ve şöhret peşindeki ilim insanlarından olumsuz etkilenmektedir.

Üstelik popüler kültürün etkisiyle, uygun olmayan kişilerin rol model olarak sunulması bu süreci daha da derinleştirmektedir.

Zenginlik, itibar ve saygınlık; ahlaki erdemlerden ziyade maddi imkânlar üzerinden tanımlanmakta, gösterişli ve tüketim odaklı hayatlar özendirilmektedir.

Bu ortamda, temel değerleri öğrenemeyen ve........

© Türkiye