menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gitti Farioli, kaldı melankoli

38 0
05.05.2026

Francesco Farioli, Türkiye’den geçerken sadece bir teknik direktör değildi; bizim futbol aklımızın aynasına düşmüş bir soruydu:. Ve o soruyla yüzleşmemiz gerekiyordu: Yeni olanı tanıyacak mıyız, yoksa eski kalıplarla küçümseyip uğurlayacak mıyız?

O günlerde meslektaşı Sergen Yalçın onu “kaleci antrenörü”, “analizci”, “sırf İtalyan olduğu için parlatılan biri” diye tarif etti. Oysa o etiketlerin arkasında başka bir hikâye vardı. 21 yaşında futbolculuğu bırakıp Floransa’da felsefe okuyan, “kalecinin rolü” üzerine tez yazmak istediğinde hocasından “Burada La Gazzetta dello Sport için yazmıyoruz” cevabını alan ama geri adım atmayan bir genç… Katar’da Aspire Akademi’de kendini geliştiren, De Zerbi’nin yanında sadece kaleci çalıştırmayan; oyun kurmayı, presi, alanı ve zamanı didik didik eden bir futbol öğrencisi…

Türkiye onu yakından gördü. Karagümrük’te, Alanyaspor’da… Ama çoğu kişi sahaya değil, pasaportuna baktı. O, bizim “analizci” diye küçümsediğimiz yerden Nice’e yürüdü, Ajax’a çıktı, sonunda Porto’da şampiyonluğa ulaştı. “Porto’da şampiyonluk kolay” diyen de çıkar elbet. Yolu bir dönem Fenerbahçe’den geçen, dünya futbolunun “special one” lakaplı Jose Mourinho’nun Benfica’sının 4 sene sonra önünde bitirmek ne kadar kolaysa...İşte bir zamanlar “komedi” denilen kariyer, bugün Avrupa futbolunun en ciddi........

© Türkiye