menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

TOPLUMSAL ÇÜRÜME!.. 

35 0
27.01.2026

Perşembe günleri “Yeniden Türk Dili Dergisi”toplantılarımız oluyor. Ayağımın tozuyla gittim gelir gelmez.İyi ki gitmişim.Çok güzel bir konuyu işlemiş bir arkadaşımız.Öyle güzel hazırlanmış ki bu kadar güzel bir konunun dosyalar arasında saklanmasına gönlüm razı olmadı.Olduğu gibi sizlere aktarıyorum.Eminim çok yararlnanacaksınız

*******

Afyon, kokain, sentetik uyuşturucular zararlı mıdır?Evet.Sigara sağlığa zararlı mıdır?Evet.Alkol zararlı mıdır?Düşük oranı aşılınca kesinlikle evet!Kumar zararlı mıdır?Evet.Adaletsizlik zararlı mıdır?Öyle zararlıdır ki; toplumsal yaşamda ne düzen kalır, ne güven!O halde neden bu zararlı alışkanlıkları yok edememiş,kullanımını düzenleyememişiz?Neden kolayca düzenlenebilecekken, eğitimli ve görgülü insanlarla beraber paylaşarak mutlu yaşayamıyoruz?Çünkü mekanikleştik! Düşünmeden,anlamadan, farkında olmadan güvensiz yaşar olduk!İnsanın insanla ilişkileri mal edinme ve biriktirme başladığında insancıl ilişkiler olma niteliğini kaybetti!İnsan insandan koptu,birbirine yabancılaştı!.

Dünya değiştirilmelidir!Çünkü adaletsiz gelir dağılımı toplumsal yaşamı, yaşamanın anlamından uzaklaştırmıştır!Adaletli gelir dağılımı hem düşük gelirliyi,hem yüksek gelirliyi kurtaracak,insanca yaşamasını sağlayacaktır!Düşük gelirli geçim sorunları yaşarken, yüksek gelirli varlıklarını koruma ve büyütme güdüsüyle,sağlıklı yaşamdan çok uzaktır!

*******

‘İnsanlar nasıl barışır ve karşılıklı sevgiyle,yardımlaşarak,farkında yaşayabilir sorusunu;yıllardır araştırıp, okuyup,çeşitli toplumları inceleyip çözümler arıyorum!Önce insanın biyolojik yapısını değerlendirmek; sonra ruhsal durumları anlamak gerekir!En sonunda ise,günümüzdeki toplumsal yaşamın etkilenmelerini değerlendirmek doğru olacaktır diye düşündüm!Öncelikle biz insanların yapısal incelemesine bir göz atalım.İnsanın üç beyni vardır!…

İlki; SÜRÜNGEN BEYİN…

Hayatta kalmaya odaklıdır. Memeliler ve insan beyninin bu bölümü kalp atışını,sindirimi,nefes almayı ve basit hareketleri kontrol ederek hayatta kalmamızı sağlar.Tehlike algıladığında düşünmeden devreye girer:KAÇ!SAVAŞ!SAVUN!YAP!YAPMA!Bu beyin,korku temellidir.Amacı, DERİNLEMESİNE YAŞAMAK DEĞİL,yalnızca yaşamı sürdürmektir.! …

İkincisi; LİMBİK SİSTEM…

Duyguların merkezidir. Beynimizin derinliklerinde yer alan ve duygusal tepkiler,hafıza,motivasyon gibi birçok temel işlevi düzenleyen yapılar bütünüdür.Bağ kurar,sever,üzülür,özler.Yani bizi insan yapan sıcaklığı buradan alırız.farkında değilsek,duyguların kölesi de oluruz! Bir anda öfkelenir,kırılır,üzülür ve sonra “Neden böyle davrandım? ”deriz .

Üçüncüsü; NEOKORTEKS…

Biliş,duygusal algı ve gelişmiş motor kontrolü de dahil üst düzey beyin fonksiyonlarının yürütülmesinden sorumlu beyin bölümüdür.Yaratıcılı ğımızın,sezgimizin,özgür irademizin ve yüksek farkındalığımızın alanıdır.(Bilim insanı, Dr. Gülay Savaş İTÜ MaknMühn., Bilgi Teknlj Uzm.)İşte burada insan sadece yaşamakla kalmaz,BİLİNÇLİ ŞEKİLDE VAR OLUR.Yani otomatik tepkilerle değil,farkındalıkla seçim yapmaya başlar.Ne yazık ki; büyük çoğunluğumuz hâlâ sürüngen beynin kontrolünde yaşıyoruz!.Sürekli tetikte,savunmada,korku içindeyizdir! Her şey tehdit gibi gelir:“Ya başarısız olursam?” “Ya kaybedersem? Ya çocuklarım başaramazsa!Ya sevdiğim kişi kötü olursa!Ya kaza olursa! ”Ya yeni iktidar olacak parti ülkeyi mahvederse!Ya insanlık daha kötüye gidiyorsa!Aman param daha fazla olsun,aman eksilmesin!Bu durumu çok iyi bilen politikacılar,insan kitlelerini yönetmek içinçeşitli korkuları sürekli gündemde tutar veya yeni yeni korku çeşitleri oluştururlar!

‎Günther Anders (Alman gazeteci filozof); insan eksik ve yetersizdir diyor!Nedenini de özetlemiş Modern leşme ile insan,sanayinin küçük parçalarına dönüşen yapısıyla duyarsızlaştı!Hiroşimadaki gibi binlerce yaşanan vahşetin,ölenlerin, sakat kalanların,oralardaki yaşamların ahlaki boyutunu algılamayız!Önce üzülürüz,sonra unuturuz; aklımıza geldiğinde yine üzülürüz ama duyarsızızdır! Ne yapabilirim ki deriz, geçeriz!

*******

Biz insanlar milyon yıla yakındır yerkürede yaşayagelmişiz.Evrimleşme sürecimiz ise, endüstri devrimi sonrası çağdaki gibi hızla olmamış, binyıllar sürmüş!Akıl ve bilimle herşeyin çözülebileceğini kanıtladık. Ancak;içimizdeki kötüyü denetleyemedik!Güç,varlık edinme,biriktirme ve iktidar hırsı sürekli yaşam kalitemizi düşürmeye devam ediyor!

Kişisel ve toplumsal ruh sağlıklı yaşamın çaresini de bulamadık!Evet, neden bu zararlılara karşı yeterli önlem alamıyoruz!Çünkü,yapımız daki bozuk edinme güdüsüyle birleşen kapitalizmin vahşeti yaşamı mızla bütünleşti! Kendi iyi yönümüze engeller koyuyoruz!Evet kendi elimizle kendimizi kötüleştiriyor,sonumuzu oluşturuyoruz! Kapita lizm,kazanda yavaşça ısıtılıp haşlanan kurbağa gibi;bizlere kolay bir yaşam sunarak içine alır!Her olanak vardır,sanki öyle özgürüz ki istediğimiz her şeyi yapabileceğimizi düşünürüz!Ancak bizi içine aldığında, kapıldığımız çarktan kurtulma olasılığı kalmaz!Her karşılaş tığımız sorunda bunu fark ederiz, ama deli gömleğini giymişizdir! Hapisten çıkamayız!Gezegenimizdeki tüm yaşamı hasta eden kapita lizm, erkek egemen bir yaşama düzenidir! (insanlık önce hakkaniyetli yaşamı çözmelidir)İnsan doğasına aykırıdır!

Kapitalizmin emperyalizme dönüşmesi de kaçınılmazdır!.Çünkü sürek li daha fazla güdüsünü tetikler, işletmeler sürekli daha fazla kazanmalı ,daha fazla para biriktirmeli,daha zengin olmalıdırlar!Kapitalizmde yeteceği kadar düşüncesi yoktur!Budurum ise insanlığı insanlık dışı bir canlı türüne dönüştürür!Ancak akıl ve bilimle değerlendirildiğinde; bu vahşi edinme düşüncesinin ölümü kaçınılmaz sonudur!Evet, size çok itici ve ters gelecek gerçek şudur;hepimizin ruh sağlıklarımız bozuk!Çünkü silah sanayisi, ilaç sektörü, gıda endüstrisi ve etik olmayan maddelerin pazarı gibi kaynakları birkaç holdingin tekeline bıraktık!Yaşamı para edinmeye indirgedik!Çünkü ruh sağlığımızın yaşama düzenimizdeki önemini kavrayamadık!

*******

Herakleitos’un ‘Evreni anlamak için değişimi kavramak gerekir’ sözünü anlamaya çalışara, insanlığın yaşama çabasını ve engellerini inceleme ye başladım!Önce değişimin olmazsa olmazlığını keşfettim,sonra insanlığın gelişebilmesi içindönüşümün büyük önemini kavradım!Evet değişim yetmiyordu,dönüşüm olmazsa teknolojisi ilerleyen insanlık ilerlemiyor,aksine duygularını yitirerek geriliyordu!Mısır İmparato luğu dönemi fizikçi ve gök bilimci Kamose-Menes, anıt mezarların ve pira mitlerin ölümden sonra,oralara gömülen kimseyi canlandırmayacağını söylediği için öldürüldü.Antik Mısır'ın diğer bir filozofu Amen tebat ''insanları mumyalayarak öbür dünyaya göndere mezsiniz '' dediği için ailesi ile birlikte yok edildi.Romalı Flavus Lucretius Claudius,matematikçi,gökbilimci ve filozof;Roma Tanrı’larının masal olduğunu söylediği için katledildi.Antik Yunanlı’lar, devrin en büyük filozofu Sokrates'i Yunan tanrılarına inanmadığı için öldürdüler.

İtalyan filozof Giardano Bruno, kapalı evren görüşünü ilk reddedenler arasındadır.Giordano,Dünya güneş etrafında dönüyor dediği için Kilise tarafindan Roma'da diri diri yakıldı.Yunan filozof,matematikçi ve astronom Hypatia,çok güzel bir bilim kadınıydı;İskenderiye kütüphane sinde felsefe,matematik ve astronomi dersleri veriyordu!Piskopos Cyril’in kilisedeki kışkırtıcı konuşmaları sonrası Hristiyanlarca taşlana rak öldürüldü! Aziz Nesin, Lütfi Kaleli-Madımak -Karamollaoğlu.

Paleolitik çağ 'dan itibaren son 40.000 yılda istatistiksel olarak sayıları yaklaşık 143 milyon olarak hesaplanan aydın insanlar;“Dinlere, Tanrı’lara, dogmalara, tabulara” inanmadığı,akıl ve bilime inandıkları için öldürüldüler!İnsan,evrenin merkezinde biz varız,yıldızlar bizim etrafımızda derken;düşünerek yaşayan bilim insanı Kopernik,Güneşin merkez olduğunu ve dünyanın........

© Turkish Forum