menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HARİTALARDA KAZANANLAR, HAYATTA KAYBEDENLER

16 0
22.03.2026

Haber kanallarını geziyorum.

Emekli komutanlar, uluslararası siyaset uzmanları…

Cümleler kusursuz. Tonlar dengeli. Kelimeler cilalı.

“Buradan vurdu… Şurayı vuracak…

Şu menzil… Bu kapasite…”

Balistik füzelerin kaç kilometre gittiğini biliyoruz.

Ama o füzelerin düştüğü evde kaç oyuncak vardı, onu bilmiyoruz.

Petrol fiyatlarının nasıl artacağını anlatıyorlar.

Ama cenazesi gelen bir askerin annesinin nefesi nasıl kesilir, onu anlatan yok.

“Bir taraf şu kadar kayıp verdi” diyor biri.

“Diğer tarafın kaybı o kadar değil” diye ekliyor diğeri.

Sanki bir skor tabelası.

Kimse şu soruyu sormuyor:

Bu sayıların her biri bir hayat değil mi?

Geçen gün bir fotoğraf gördüm.

Düzenli, yan yana açılmış dikdörtgen çukurlar…

İlk bakışta bir apartmanın pencereleri sandım.

Onlar pencere değildi.

Bombalanan bir ilkokulda ölen çocuklar için kazılmış mezarlar.

Bir apartmanın pencereleri gibi görünen şeyin

aslında toprağa açılmış boşluklar olması…

İnsan zihni kendini korumak için

gerçeği ilk anda yanlış görmek istiyor belki de.

Ama gerçek değişmiyor.

Onlar büyüyemeden ölmüş bedenler için açılmış mezarlar.

Ve o mezarların içinde yatanlar kadar

geride kalanlar da bu savaşın bir parçası.

Kapı çaldığında artık kızının gelmeyeceğini anlayan bir anne…

Bu acının rengi var mıdır sizce?

Amerika’da bir havaalanı…

Bayrağa sarılı bir tabut…

Sessizce diz çöken bir baba…

O sahnenin jeopolitik karşılığı nedir?

Ekranda konuşanların hiçbiri ağlamıyor.

Çünkü onlar için savaş bir konu.

Bir başkasının hayatının ortasından geçen geri dönüşsüz bir kırılma.

Kimin haklı olduğu üzerine saatlerce konuşulabilir.

Ama mezarlıkta bunun bir karşılığı yok.

Toprağın altında taraf yoktur.

Sadece eksilen hayatlar vardır.

Ve belki de en acısı şu:

Savaşı en çok anlatanlar,

onu hiç yaşamamış olanlardır.

Savaşlar bir gün biter.

Birçoğumuz olanı biteni unutur.

Ama o çocuğun kaybettiği babası geri gelmez.

O babanın kaybettiği oğlu dönmez.

Ve o çocuklar asla büyümez.

O yüzden bütün o cümlelerin, grafiklerin, stratejilerin üstüne

tek bir cümle yazmak gerekir:

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi:

“Millet hayatı tehlikeye girmedikçe savaş bir cinayettir.”


© Turkish Forum