Düşman her yolu dener
Günümüzde şehit çıkmayan ev azdır. Her evde bir yas vardır ve hayatlarının sonuna kadar yarım ve eksik yaşamak zorundalar. Acılarının ölçüsü tasavvur edilebilir mi? Bu kez de yas okulda yaşandı. Suç onlu yaşlara nasıl indi, okullarda saldırılar, katil çocuklar neden arttı.
Çocuk demek toplumun bel kemiği demektir, ulusların geleceği, hafızası, şuurudur. Çocuk taklit eder. Olumlu-olumsuz öğrendiklerini model alır. Çocuklara teröristi sevdirirseniz, terör estirir, mafya, eşkıya dizilerini dayatırsanız, onları örnek alır. Şayet bir ülkenin rol modelini, kahramanlarını, liderlerini elinden alırsanız; milli değerlerin içini boşaltırsanız her boşluktan yararlanan düşman içeri girer.
Çocuk örf, adet ve gelenekleri öğrenmiyor, milli bayramları kutlamıyor, her türlü bilgiye internet üzerinden erişiyor. Ebeveynler dahi sosyal medya bağımlısı olmuşken önlem almıyor. Bir milletin geleceği; bilinçli, maksatlı olarak hedef alınıyor. Nesillerin beyni yıkanıyor, sanal ağlarda şiddet yanlısı oyunlarla zehirleniyor. Seviyesiz dizilere, şarkılara, özendiriliyor. Türk kültürüne uymayan bozuk kişilik lanse ediliyor.
Yeni nesil artık sadece öğretmenlerin eseri değildir. Türk örf, adet ve gelenek kültürünün yozlaştırılması, bireyi aslından uzaklaştırdı. Denetimsiz görsel medya, sosyal ağlar, düzeysiz senaryolara sahip şiddet, cinsellik içeren diziler, filmler, çizgi filmler ahlaki çöküşe sebep oldu. Değerlerimize ters düşen gündüz kuşağı programları, internet ve beğeni savaşına giren medya kuruluşları elinden geleni yaptı.
Bir okulun önünden geçen, neredeyse her 5 çocuktan birinin şiddet yanlısı olduğunu görebilir. Öğretmenler her gün ruh sağlığı bozuk onlarca öğrenci ile muhatap oluyor: Disiplini bozan çocuğu uyarsa 5 dakika sonra veliler koşup geliyor; “benim çocuğum bir tane, hiç suçu yok diyor.” Bu çocuk evde melek okulda şeytan mı oluyor?
Öğretmen ile dalga geçen, dersi sabote eden, yalan söyleyen, öğretmene iftira atanlar bu davranışları kimden veya nereden öğreniyor. Okullarda müfredatta yer almayan; ulus bilincini, toplumda yaşamanın, birey olmanın kurallarını önce yetişkinlere öğretmek lazım. Bir birey sahip olmadığı vasıfları çocuklarına aktaramaz. Topluma faydalı, merhametli, güzel ahlaklı yetiştiremez. Kendine, çevresine, doğaya saygısı olmadan çocuklarına bir kültür, terbiye veremez.
Okullarda her şey not, karne, sınav sonuçları olmamalı. Akademik başarıyı ölçen testler yerine uzmanlarca pedagojik testler ve rehberlik sistemi oluşturulmalı. Öğrenciler psikolojik taramalardan geçirilmeli. Ve sıkı bir disiplin yönetmeliği lazım. Şikâyetçi olan öğretmene idare edin deniyor. Devir idare edecek devir değil. Çok rasyonel kararlar alınmadığı müddetçe bu olaylar artar.
