menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Amerikancı, siyonist ağza bak hele...

66 0
16.04.2026

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye, Rusya ve Çin arasında bir ittifak kurulmasını şu sözlerle tarif etmişti: “Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı; akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın stratejik ortamına en uygun seçenek, ‘TRÇ’ ittifakının inşa ve ihya edilmesidir.” 

Buna karşılık, siyasette tutunmak için her yolu deneyen Müsavat Dervişoğlu çıkıp da “Bazılarını hayretle müşahede ediyoruz ki Türkiye–Rusya–Çin ittifakını önermektedir. Allah kimseye, gençliğinde Alparslan Türkeş’in tedrisatından geçip yaşlılığında Doğu Perinçek çizgisinde siyaset yapmanın dayanılmaz hafifliğini yaşatmasın.” diyebiliyorsa; bu ağız Coni ağzıdır, bu ağız Siyonist ağzıdır.

Sayın Devlet Bahçeli’nin ittifak çağrısında sebep-sonuç ilişkisi ve özne-yüklem bağı bu kadar açıkken, meselenin Alparslan Türkeş’in tedrisatıyla Doğu Perinçek çizgisiyle ne ilgisi vardır?

Müsavat Dervişoğlu’nun konuşma metinleri Pentagon’da mı, yoksa Tel Aviv’de mi hazırlanıp gönderiliyor?

Sayın Devlet Bahçeli tarafından zaten “ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı” denilerek, bölgenin ve dünyanın güç dengeleri gözetilerek bir ittifak çağrısı yapılmışken; Müsavat Dervişoğlu, ABD ve İsrail’in komşularımıza açtığı savaşların, Gazze’de ve Lübnan’da gerçekleştirdiği vahşetlerin yanında mıdır ki böylesine çapsız, vizyonsuz ve kendini ele veren bir açıklama yapabilmektedir?

Bir şeye karşıysan, bir şeyden yanasındır…

“ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı” dile getirilen Türkiye–Rusya–Çin ittifakı çağrısına karşıysan, ABD-İsrail şer koalisyonunun yanındasın demektir. Denklem bu kadar nettir.

Coni’nin, Siyonizmin refleksini eylem ve söylemleriyle yansıtan Müsavat Dervişoğlu, yalnızca “TRÇ ittifakına” karşı çıkarak kendini açık etmemişti… Türkiye ile Suriye iş birliği sonucunda, ABD ve İsrail’in silah, para ve terör eğitimiyle desteklediği PKK/YPG’nin Suriye’de işgal ettiği bölgelerden temizlenmeye başlanması üzerine, aynı Müsavat Dervişoğlu verilen mücadeleyi küçümsemek için şu ifadeleri kullanıyordu:

“Şimdi kalkmışlar, Suriye’deki gelişmeleri sanki bir zafermiş gibi sunmaya çalışıyorlar… PKK’yı perdelemek için uydurdukları SDG, Fırat’ın batısından süpürülünce bunu uluslararası bir başarı gibi pazarlıyorlar.”

Yine Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından, ABD ve İsrail’in taşeron olarak kullandığı terör örgütü YPG’nin işgalindeki birçok bölge geri alınmaya başlanıp Halep’e Türk bayrağı asıldığında da ortaya çıkıp “Maceradan uzak duralım” diyen ve şu açıklamayı yapan da Müsavat Dervişoğlu’ydu:

“Bu örgütlerin hemen hepsi birbiriyle bir şekilde kavgalıdır. Maalesef her birinin ülkemizde sempatizanları, taraftarları ve aktif mensupları bulunmaktadır. Belli ki bugün Suriye’yi karıştıran el, yarın........

© Türkgün