menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Köklü partiler, güçlü devlet, huzurlu millet

13 0
01.06.2026

Bugün Meclis kürsüsünde birbirine en sert sözleri söyleyen, televizyon ekranlarında kıyasıya tartışan ya da seçim meydanlarında milyonları peşinden sürükleyen siyasi partilere dikkatle bakın. Aslında onların her biri, bu ülkenin yüz yılı aşan büyük hikayesinin yaşayan parçalarıdır.

Çünkü siyasi partiler seçimden seçime gördüğümüz logolar ya da tabelalardan ibaret değildir. Her biri Türkiye’nin hafızasını, toplumsal damarlarını, tarihsel reflekslerini ve fikir mücadelelerini temsil eder. Kimisi devlet fikrini, kimisi özgürlük arayışını, kimisi muhafazakar hassasiyetleri, kimisi de sosyal adalet talebini omuzlar. Bu farklı damarlar yaşadığı sürece Türkiye nefes alır. Demokrasiyi güçlü yapan şey de tam olarak budur zaten “Tek ses değil, çok ses”.

Türkiye’nin en büyük şansı da burada ortaya çıkıyor. Bütün darbelere, krizlere, siyasi yasaklara ve kapatma davalarına rağmen bu ülke siyasi hafızasını hiçbir zaman tamamen kaybetmedi. Partiler kapandı ama fikirler kaybolmadı. Tabelalar değişti ama sosyolojik tabanlar yaşamaya devam etti. Adeta yer altından akan gizli bir nehir gibi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının güncel kayıtlarına göre Türkiye'de bugün 188 siyasi parti faaliyettedir. Ancak beş tanesi var ki, onlar bu ülkenin kurumsal hafızasının taşıyıcı kolonlarıdır. Cumhuriyet’in kuruluş harcını karan CHP, sivil siyasetin öncüsü DP geleneği, devletin omurgasını oluşturan ve milli birliğin savunucusu MHP, milli görüş kadro okulu olan SP ve son çeyrek asra mührünü vuran AK Parti. Bu beş ana damar, günlük tartışmaların ötesinde, Türk devlet aklının ve toplumsal hafızasının yaşayan özetidir.

Bu hikâyenin en önemli sütunlarından biri hiç şüphesiz; 9 Eylül 1923’te "Halk Fırkası" adıyla kurulan ve 1935’te bugünkü adını alan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)’dir. Cumhuriyet........

© Türkgün