menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Türklerin inançta öncüsü: İmam Maturidi

71 8
25.01.2026

Milletlerin var oluş mücadeleleri sadece cephede kazanılmaz asıl zafer kalplerde ve akıllarda atılan manevi temellerle kalıcı hale gelir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin fikri ve itikadi köklerinin izini süreceğiz. Bu kökler, Türkistan’ın kalbinde, Türk coğrafyasının manevi beşiği olan Mâverâünnehir’de yeşermiştir.

Semerkand’ın Mâtürîd köyünde doğan İmam Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’nin ortaya koyduğu itikadî duruş Türk’ün zorla değil, vicdanla ve akılla inandığının hem ilme hem de iradeye sahip çıktığının en büyük ispatıdır. Mâtürîdî’nin yolu, Türkler için tamamıyla yerli ve millî bir inanma biçiminin manifestosudur.

İmam Mâtürîdî’nin yaşadığı coğrafya, kadim Türk kültür havzasının tam merkezidir. Mâtürîdîlik, Ebû Hanîfe’den gelen ilmî geleneği alıp sistemleştirmiş ve öncelikle Türkler arasında yayılan Sünnî kelâm mektebi haline gelmiştir. Bu yayılımın anlamı büyüktür. Zira İslam dünyasında farklı itikadî yaklaşımlar ortaya çıkarken, Türkler kendi coğrafyalarında, kendi karakterlerine en uygun, akla ve hür iradeye en çok değer veren yolu seçmişlerdir. Selçuklu’dan Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan büyük Türk devletinin Mâtürîdîliği benimsemesi tesadüf değildir. Türkler, İslam'ı kabul ederken ne körü körüne bir teslimiyet ne de aşırı bir rasyonalizm tuzağına düşmüş, Mâtürîdî’nin gösterdiği itidal yolunu takip etmişlerdir.

Mâtürîdî, aklı, gerçeğe ulaşmanın ve mükellef tutulmanın temel şartı olarak görmüştür. O’nun düşünce sistematiğinde akıl, duyu ve haber yoluyla elde edilen bilgileri anlama, yorumlama ve........

© Türkgün