O ses, o ilahi
Suskundu oysa cihan. Vahşetin kol gezdiği dünyada her şey, herkes suskundu…
Nasıl olduğunu bilemedik. Doğrusu o da bilemedi… Birden bire oldu.
Ne "Türk Lobisi" özel olarak çalışmış ne de Kültür Bakanlığı maddi destek vermişti…
Artık sözlerinden midir, yoksa ezgisinden midir, bilinmez. Dilimize değil sanki gönlümüze ve aklımıza dolandı...
Dünya listelerine girdi, en çok paylaşılan, okunan ve dinlenen müzik eseri oldu. Billboard Hot 100 listesinde zirveye oturdu.
ABD'de, İngiltere'de, Avrupa'daki tüm ülkelerde, Avusturalya'da; Hint ve Çin’de; Türkistan, Grönland ve Afrika'nın tamamında; Balkanlarda, Rusya'da ve Kıta Amerika'sında dillere ve gönüllere doldu.
Türkiye'den esti bu fırtına, Türkçe esti; Türk ruhundan ve Türk gönlünden coştu. Dünyayı fethetmesi bundandı…
Hani tankın üzerindeki o asker, o Samsunlu Mehmetçik, Mehmet Kuzu, “istikametimiz neresi?” sorusuna “Kızılelma’ya” diyerek bütün benliğimize, bütün Türklüğe ve bütün arza unutulan bir ülküyü hatırlatmıştı ya…
İşte aynı öyle oldu. “Allah” kendi adını “bir garibin” dilinden bütün dünyaya, Hakk’ı unutan dünyaya, vahşi dünyaya hatırlattı!
Öylesine bir sesti oysa…
Kendi garipliğinde o günlere kadar mahcup ve masum bir hayatı olan Samsunlu Celal’in........
