menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sahadan bihaber temsiliyet: 59 yaş masalı!

26 0
24.04.2026

Son zamanlarda kırsaldan kente göç ve çiftçi yaş ortalaması meselesi, başta Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı tarafından ısrarla tekrarlanan, hemen her kesimin dillerinden düşürmediği ve son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı bütçe görüşmelerinde de yankı bulan bir sayı var: “59”. 

İddiaya göre Türkiye’de çiftçi yaş ortalaması 59’a yükselmiş. Bir çiftçi çocuğu ve üretimin bizzat içinde olan bir kalem olarak açıkça ilan ediyorum; bu veri sadece bir kâğıt yığınından ibarettir ve sahadaki gerçeği yansıtmaktan fersah fersah uzaktır.

ÇKS üreticiyi değil, tapuyu temsil ediyor…

Elimizdeki istatistiklerin en büyük hatası, “iş gücü” ile “mülkiyet” arasındaki o devasa uçurumu görememesidir. Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), toprağı işleyeni değil, toprağın sahibini baz alan bir sistemdir. Türk aile yapısı ve töresi gereği; evin büyüğü sağ olduğu sürece tarlaların tapusu da traktörün ruhsatı da ondadır. Bizim geleneğimizde dede ya da baba hayattayken gencin “bu mal benim” demesi edepsizlik sayılır.

Gerçek tablo ne mi dersiniz? Geleni hep birlikte bakalım…  

Bu tabloyu ara başlıklar halinde sahayla iç içe olarak açıklamaya gayret göstereceğim. Öncelikle kâğıt üzerinde 70 yaşındaki dede veya baba çiftçi görünür, desteklemeler onun hesabına yatar; ancak o tarlayı kiralayan, eken, biçen ve ter döken 30 yaşındaki evlattır, torundur. Desteklemeyi dede alır, mazotu oğul veya torun yakar. Dolayısıyla istatistikteki 59 yaş, üreticinin değil, mülk sahibinin yaşıdır.

59 Yaşındaki insan bu yükün altından kalkabilir mi?

Bugünkü modern tarım operasyonlarını göz önüne aldığımızda, 59 yaş ortalaması biyolojik bir imkansızlıktır.

Fiziksel güç olarak 50 kilogramlık tohum ve gübre torbalarını gün boyu mibzere veya gübre serpme makinesine boşaltmak, 60 yaşına merdiven dayamış bir insanın kapasitesini çoktan aşmıştır.

Teknik olarak 100 beygir ve üzeri modern traktörlerin arkasına; devasa ekim, bakım ve hasat alet-makinalarını, tek başına takıp sökmek-takmak ciddi bir fiziksel kuvvet ve çeviklik gerektirir. Sürümden hasada kadar her aşamada bizzat çalışan kitlenin yaş ortalaması 50’yi asla geçemez, geçmesi de hayatın olağan akışına aykırıdır.

Dijital tarımı kim yönetiyor?

Günümüzde traktörler artık sadece birer çekici değil,........

© Türkgün