menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşte Erdoğan'a karşı mahkemedeki savunmam

31 0
16.01.2026

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanına hakaret ettiğim savıyla cezalandırılmam için beni yargıya verdi. Nedeni, çok bilinen bir operasyon: 15 Temmuz kalkışması.

Bir iletimde, “15 Temmuz Destanı değil 15 Temmuz Tiyatrosu! Bu işi seçilmiş diktatörlük kurmak için Erdoğan, MT Başkanı ve Genelkurmay Başkanı ile planladı. Sonra da buna ‘Allah’ın lütfu!’ dedi…” biçiminde yazmıştım. Bu yüzden İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başladım.

İlk duruşmaya avukatım Nilda Baltalı ile katıldım. Şu savunmayı okudum:

“Sayın Yargıç!

Bizim söz konusu iletimizde asla bir hakaret yoktur. 25 kitap sahibi Rıza Zelyut olarak 57 yıllık yazarlık yaşamımda kimseye hakaret etmedim; çünkü hakareti zavallı ve cahillerin bir savunma aracı olarak görürüm.

Benim bu iletimde yaptığım herkesin bildiği bazı konuları, milleti uyarmak için daha açık ve daha keskin bir biçimde ortaya koymaktır. Ve yine 252 vatandaşımızın hayatına mal olan operasyondaki kuşkuları dile getirip gerçeğin bütün boyutları ile ortaya çıkmasına yardım etmekten ibarettir. Bu ülkenin bir aydını olarak bunu yapmaz isem ülkeme ve milletime ihanet etmiş olacaktım.

Sayın Yargıç!

15 Temmuz kalkışması pat diye ortaya çıkmış bir operasyon değildir.

15 Temmuz’dan çok önce darbe olacağını herkes konuşuyor, gazeteciler bile yazıyor.

Sputnik Türkiye, 25.03.2016: “Türk askerler Erdoğan’ı devirebilir.” diye haber yapıyor. Bunu Ruslar görüyor da darbenin muhatabı olan Erdoğan bilmiyor muydu?

Türkiye Gazetesi yazarı Fuat Uğur, 21 Nisan 2016 tarihli köşe yazısında Fethullahçıların darbeye kalkışacağını yazıp ekliyor:
“Tekrar cemaatçi kripto askerleri uyarıyorum. Devlet ve komuta kademesi her şeyi biliyor ve suç işlemeye teşebbüs etmenizi bekliyor.

Hayır, kimsenin; ne Devletin ne de TSK’nın bu olası kalkışmadan çekindiği yok.”

Fethullahçı medya elemanları da darbe olacağını yansıtan açıklamalar yaptılar. FETÖ’cü Tuncay Opçin’in Twitter’dan “Yatakta basıp, şafakta asacaklar” diye yazması,

Prof. Dr. Osman Özsoy’un 15 Temmuz darbe girişiminden bir ay önce “Ben profesör olacağıma keşke bir Albay olsaymışım, bu süreçte daha çok katkım olurdu. Her şeyi televizyon ekranlarından söylemek zorunda değiliz. Bu kadarını söylüyorum ben. Hizmet hareketindeki arkadaşları çok yoğun günler bekliyor. Alt yazı geçin televizyon kanallarından yarın sokağa çıkma yasağı var diye, bakın sokağa çıkıyorlar mı?” diye yazması darbe hazırlığının kamuoyuna aktarılması demekti. Bunları, Sayın Erdoğan ve istihbarat birimlerinin bilmemesi mümkün değildi.

Gelin görün ki Sayın Erdoğan, 21 Temmuz 2016 El-Cezire TV’de, sanki MİT ve askeri istihbarat bu darbe kalkışmasını tespit edememiş gibi darbeyi eniştesinden öğrendiğini açıkladı. İlgili haber şöyle: “Kendisine darbe girişimi haberinin nereden geldiği, MİT’in 4 saat önce haber aldığına yönelik bilgiler olduğu yönündeki soruyu ise Erdoğan, şöyle cevapladı:

"Bana eniştem (Ziya İlgen) söyledi ama başta inanmak istemedim. Sonrasında istihbarat teşkilatı ve farklı kaynaklardan doğrulandıktan sonra orada ben ve Enerji Bakanı gerekli adımları atarak Dalaman’a hareket........

© Toplumsal