Suriçi’nden Adliyeye, Adliyeden Hikâyeye
Kimi zaman bir mahkeme salonunda, bir cümlenin peşinden giden bir avukat…Kimi zamansa masanın başına geçtiğinde kelimelerle bir dünya kuran bir anlatıcı.
Aynı insanın içinde iki ayrı yol gibi durur bu.Ama aslında ikisi de aynı yerden başlar:
Çünkü bazı hayatlar bir şehirde başlamaz…Bir hafızada başlar.
Dar sokakların birbirine değdiği, kapıların hikâye sakladığı o eski taşların arasında büyüyen bir çocuk, daha o yaşta şunu öğrenir:Hayat, göründüğünden fazlasıdır.
Bir ev sadece dört duvar değildir.Bir sokak sadece geçilen bir yer değildir.Ve bir insan, sadece kendisinden ibaret değildir.
İşte tam da orada, o dar sokaklarda, bir çocuk önce dinlemeyi öğrenir.Sonra anlamayı.
Belki de bu........
