menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YANLIŞ BİLDİĞİ YERDEN YOLA ÇIKAN ADAM

9 0
01.02.2026

Sabahın Sessizliği

Aram sabahları erken uyanmazdı; uyanıklık ona geceden kalırdı. Gözlerini açtığında dünya çoktan başlamış olurdu ama o, başlamış bir şeyin içine girmeyi değil, olanı olduğu yerden görmeyi seçerdi. Evin içi sessizdi; sessizlik, eksikliğin değil, henüz bozulmamış bir dengenin sesiydi. Masanın üzerinde yarım bırakılmış defterler, kenarları kıvrılmış notlar ve kimseye ait olmayan düşünceler duruyordu. Aram bunlara bakarken, hepsinin iyi niyetle yazıldığını ama hiçbirinin yaşamı gerçekten taşıyamadığını hissediyordu.

Bir zamanlar Aram, yaşamsal bir birliktelik kurabileceğine inanmıştı. İnsanların yalnızca duyguda değil, yaşamın yükünde de ortaklaşabileceğini düşünmüştü. İlişkilerin güçle değil, özgürlükle derinleşeceğini; ekonominin bir tahakküm aracı olmaktan çıkıp yaşamı kolaylaştıran bir akışa dönüşebileceğini hayal etmişti. Haneleri birleştirmişlerdi, sofraları ortak kurmuşlar, gelirleri ve eksikleri paylaşmışlardı. Başlangıçta her şey doğaldı; kimse fazla almıyor, kimse geri durmuyordu. Ama zaman ilerledikçe, görünmeyen çizgiler belirmeye başlamıştı.

Birileri daha çok yoruluyor, birileri daha az konuşuyor, birileri sessizce geri çekiliyordu. Açlık yalnızca midede değil, sözlerde ve bakışlarda da hissediliyordu. Tokluk ise yalnızca sahip olmakla değil, sahip olduğunu savunma ihtiyacıyla kendini gösteriyordu. Aram bunu fark ettiğinde geç kalmış değildi ama erken de değildi. Herkes iyi niyetliydi; sorun tam da buydu. İyi niyet, yanlış bilgilerin üzerinde yükseldiğinde, adaletsizliği daha görünmez kılıyordu.

Bir akşam, herkesin bir araya geldiği uzun bir masa kuruldu. Konuşmalar yumuşak başladı; eşitlikten, adaletten ve ortak yaşamdan söz edildi. Ama kelimeler çoğaldıkça sesler sertleşti. Birileri daha fazla çalıştığını, birileri daha az karşılık aldığını, birileri ise her şeyin zaten adil olduğunu savundu. Aram dinlerken, kimsenin yalan söylemediğini fark etti. Herkes kendi gerçeğini anlatıyordu ve tam da bu yüzden kimse birbirini duyamıyordu. Ortaklık, ortak bir zeminde değil; yan yana duran bireysel doğruların arasında sıkışıp kalmıştı.

Toplantıdan sonra yaşça büyük bir adam Aram’ın........

© Tigris Haber