Pansiyon Odalarında Yaşlanan Bir Ülke
Bu ülkede artık yaşlanmak bir lüks.
Emekli olmak, dinlenmek değil; hayatta kalma mücadelesinin yeni adı.
Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de…
Emekliler, tuvaletiyle banyosu odanın dışında olan, insan onuruyla bağdaşmayan pansiyon odalarında yaşamaya mahkûm ediliyor. Günlüğü 250 ila 300 lira olan bu odalar, emeklilerin maaşının yarısını alıp götürüyor; geriye kalan para ise ne yaşama yetiyor ne de insanca bir hayata. Simitle, ekmekle, bazen yalnızca susarak.
Bu manzara bir “ekonomik kriz” sonucu değil.
Bu, yıllardır adım adım inşa edilmiş bilinçli bir yoksullaştırma politikasının sonucudur.
Bugünkü iktidar, emeklileri açlık sınırının altındaki maaşlara mahkûm ederken; kira piyasasını denetimsiz bırakmayı, sosyal konut politikalarını tasfiye etmeyi ve barınmayı “piyasa koşulları”na havale etmeyi tercih etti. Ardından da bu yoksulluğu kaçınılmazmış gibi anlattı. Oysa bu tablo kaçınılmaz değil; tercih edilmiştir.
Bir yanda emekliler pansiyon odalarında yaşlanırken,
diğer yanda iktidar........
