menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KENDİMLE YÜZLEŞME

6 0
10.08.2026

Diyarbakır Tigris, Şanlıurfa GAP ve Ruhanews, Elazığ Fırat, Edirne Vatandaş, Ergani Haber ve Ergani Söz gazetelerinde; ayrıca DENG ve Nûbihar dergilerinde, değişik konularda üç yıla yakın bir süre boyunca yaklaşık 150 makalem yayımlandı. Yüzlerce ileti ve telefon aldım. Yazılarımın bölgede farklı düşünce ve siyasi tercihleri olan geniş bir okuyucu kitlesine ulaştığını söyleyebilirim.

Ben yazar değilim. Böyle bir amacım, hedefim de hiç olmadı. Emekli matematik öğretmeniyim. Otuz küsur yıl bilfiil Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde, Diyarbakır ve İstanbul’da matematik öğretmenliği yaptım.

Öğrencilik ve öğretmenlik yıllarımda matematiği hep sevdim. Matematiğin yanı sıra felsefe, tarih ve edebiyat okumayı da sevdim; onlardan hiç kopmadım.

Emekli olduktan sonra, “Yeterince matematik problemi çözdüm; biraz da yabancısı olmadığım sosyal problemleri çözmeye çalışmalıyım.” dedim. Bu düşünceyle, hayatın içinden, kendimce sosyal, siyasal ve kültürel alanda problem olarak gördüğüm konuları yazmaya başladım. Yazarak çözüme katkım olur diye düşündüm. Yazdıkça yakın çevremden ve okuyuculardan yazmaya devam etmem yönünde teşvik ve talepler geldi. Ben de yazmaya devam ettim. Yazılarım okundu ve okuyucularda karşılık buldu.

Kendimi hep bir düşünce insanı olarak gördüm. Farklı ve analitik düşünmeyi, soru sormayı, “neden?”, “niçin?” demeyi ve zihinsel egzersiz yapmayı seviyorum.

Ezberler, tabular, kalıplar ve tekçi, katı ideolojiler bana zamanla daha sığ ve gerçek hayattan kopuk gelmeye başladı. Gezerek gördüklerim, okuyarak öğrendiklerim ve pratikte yaşadıklarım, zihinsel beslenme kaynağım oldu.

Her koşulda hayattan kopmadım. Gerçekçi olmaya; aklı, mantığı ve sağduyuyu hep ön planda tutmaya; doğru olduğuna inandığım şeyleri yanlışa, erdemli olduğunu düşündüğüm değerleri erdemsizliğe karşı savunmaya çalıştım.

Yazılarımı ve düşüncelerimi bu çerçevede değerlendirmenizi isterim.

Sosyal medyada, yazılarımı okumadan “fikir” beyan eden, ne yazdığını kendisi de bilmeyen önyargılı birkaç “okuyucuyu” bir kenara bırakırsak, yazılarımla ilgili geçmişte aynı düşünceleri paylaştığım iki arkadaşım, ayrıca bir emekli asker arkadaşım ileti göndererek beni eleştirdi.

Arkadaşlarımdan biri, eğitimle ilgili bir yazımda Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in şahsıma gönderdiği mektubu yayımladığım için, “Keşke bu mektubu yayımlamasaydın.” dedi.

Diğer arkadaşım ise biraz üstenci bir tavırla, “Nedir bu ideolojilere karşı takıntın?” diye sitem etti ve bir arkadaşımızın ideolojiler üzerine yazdığı bir kitabı okumamı sert ve üstenci bir üslupla önerdi.

Asker kökenli bir başka arkadaşım da “Kürt meselesi ilgili takıntımın olduğunu, yazılarımın büyük çoğunluğunun neden Kürt meselesi ile ilgili olduğunu, Türkiye’deki tüm olup bitenlerin sonucunu neden Kürt meselesine getirip dayandırdığımı?” sorup, bilinen ulusalcı/Kemalist asker anlayışını tekrar etti.

Zaman zaman insanın geriye çekilip kendini dinlemesi, yazdıklarını, eleştirileri gözden geçirip düşünmesi, olumlu ve olumsuz yönlerini görmesi, kendisi ile yüzleşmesi gerekir diye düşünüyorum. Bu düşünce ile ben de tüm yazılarımın ve düşünce sistematiğimin genel bir değerlendirmesini ChatGPT’den........

© Tigris Haber