TÜRKİYE EĞİTİM SİSTEMİNİN LAİKLİK SORUNSALI (1)
Türkiye eğitim sistemi ve uygulamalarıyla ilgili düşünceler, genellikle sonuçlar üzerinden ifade edilir. Oysa bu sonuçların, hangi süreçlerin ürünü olduğu konuşulmalıdır. Süreçler üzerinden eğitim öğretim sistemini bütün boyutlarıyla konuşmak için,
Devletin kuruluşuna esas temel dinamikler, bu dinamiklerin manifestosu olan kuruluş felsefesi ve bu felsefenin sürekliliğinin sağlanmasının ana unsuru insanın nasıl yetiştirileceğine dair anlayış bilinmeli. Bu insan ya da devletin diliyle söylersek, “vatandaş- yurttaş” hangi özelliklerle donanımlı olmalı?”. “Bu donanıma haiz insanı yetiştirmek amacıyla yapılandırılan eğitim sisteminin öncelikleri neler olmalı?” gibi soruların cevaplarına ulaşmak gerekir.
Eğitimin, siyasal ve toplumsal işlevlerini dikkate almak gerekir. Eğitim sistemi merkezi devletlerde tek taraflı belirlenir. Sistem bölge farkı gözetmeksizin ülkenin en ücra köşesine kadar aynı şekilde işlemek üzere, sürece dahil olur. Devletin bu anlayışının ürünü olması nedeniyle eğitim bir yönüyle, ideolojik faaliyetler toplamıdır. Devletin varlığını ve devamını sağlayacak ana unsuru insandır. Bunun için, devletin varlığı ve bu varlığın vücut bulmuş ifadelerinin toplamı olan ideolojiyi savunacak ve gelecek nesillere aktaracak insana ve ya yurttaşa ihtiyacı vardır. Bunu sağlayacak olan da eğitim sistemidir.
Devlet bu nedenle, yurttaşlarının eğitiminin, kendisi tarafından belirlenen ideallere uygun yetiştirilmesini esas alır. Bu yurttaşın özellikleri, devletin varlığı ve birliğini merkeze alan siyasi saiklerle ve tek taraflı olarak belirlenir. Toplumsal mutabakat metni olması gereken anayasalarında da yazılır. Bu ilkeler, toplumun farklı kesimlerinin hayat anlayışı, inanç farklılıkları, etnik kökenleri, yaşadıkları coğrafya gibi doğuştan sahip olan özelliklerinden kaynaklı farklılıklarla ve bireylerin eğitimden beklentileriyle yer yer çatışabilir. Bu çatışmaları yok saymak ve görmezden gelmek farklılıkları dikkate almamaktır ve güçlüden yana olmaktır.
Devletler tek taraflı buyuran ve belirleyendir. Bu anlamda devletin önceliği; mevcut siyasal sistemin korunup, kollanması, geleceğin lider kadrolarının ve resmî ideolojinin savunucusu yurttaşların ya da seçmenlerin yetiştirilmesidir.
Oysa çağımız demokrasilerince benimsenen........
