Türkiye–Azerbaycan İlişkileri Çerçevesinde İran ve İsrail Faktörü
Türkiye–Azerbaycan İlişkileri Çerçevesinde İran ve İsrail Faktörü
Türkiye–Azerbaycan ilişkileri, ortak tarih, dil, kültür ve stratejik çıkarlar temelinde şekillenen, Kafkasya’dan Orta Asya’ya uzanan Türk dünyasının geleceğini doğrudan etkileyen önemli bir stratejik ortaklıktır. Ancak bu ilişkinin geleceği yalnızca Ankara ve Bakü arasındaki diplomatik bağlarla sınırlı değildir. İran’ın iç siyasi dengeleri, İsrail’in bölgesel politikaları, Güney Kafkasya’daki güç mücadelesi ve Türk dünyasının stratejik, ekonomik, teknolojik, kültürel bütünleşme kapasitesi de bu sürecin temel belirleyicileri arasındadır.
TARSAM (Türk Dünyası Stratejik Araştırmalar Merkezi) tarihistan.org’da Naci Yengin tarafından yayımlanan “ABD İsrail–İran Savaşının Türkiye’ye Olası Etkileri”, “Türkiye’nin İran, İsrail ABD Savaşında Atacağı Adımlar” ve “İran’da Olası Rejim Değişikliği Sonrası Yeni Yönetim Nasıl Olmalıdır?” başlıklı yazıları, bu gelişmeleri Türkiye’nin güvenliği, İran’daki Türk varlığı ve Türk dünyasının geleceği açısından değerlendirmektedir.
Bu çerçevede temel mesele, bölgesel krizlerin Türkiye–Azerbaycan ilişkilerini zayıflatmasını önlemek ve ortak çıkarları uzun vadeli bir stratejiyle korumaktır.
Türkiye–Azerbaycan İlişkileri ve İsrail Faktörü
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin tarihî temelleri, Oğuz Türklüğüne dayanır.
Özellikle 20. Yüzyılda Kafkas İslam Ordusu’nun 1918’de Bakü’nün kurtuluşundaki rolüne, Atatürk ve Azerbaycan arasındaki güçlü bağlara, Azerbaycan’ın bağımsızlığını yeniden kazanmasına, Türk Devletleri Teşkilatı ve 2021 Şuşa Beyannamesi’yle kurumsallaşan stratejik ortaklığa uzanmaktadır. Savunma, enerji, ticaret, enerji, ulaştırma ve kültürel iş birliği, iki ülkenin ortaklığını güçlendiren temel unsurlardır.
İsrail’in Azerbaycan ile ilişkileri enerji, savunma sanayisi ve güvenlik alanlarında gelişmiştir. Azerbaycan’ın İsrail’le iş birliği yapması, İran açısından güvenlik kaygıları doğururken Türkiye–Azerbaycan ilişkileri bakımından da dikkatle yönetilmesi gereken bir denge oluşturmaktadır. Bununla birlikte, İsrail’in son dönemde Azerbaycan’ı Türkiye ile ilişkilerini bozmak veya Türk dünyasının bütünleşmesini engellemek amacıyla bazı çalışmalar yaptığı iddia ve endişeleri iki kardeş ülke arasındaki kopmaz bağları zedeleme amacına yönelik görünmektedir.
Naci Yengin’in yazılarında öne çıkan dış güçlerin bölgesel krizlerden yararlanabileceği yönündeki öngörü ve kaygısı, Türk dünyasının geleceği açısından önemli bir tartışma alanıdır. Türkiye ve Azerbaycan’ın üçüncü ülkelerle ilişkileri, ortak çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde yönetilmeli; tekil, geçci diplomatik olayların tarihî ve stratejik ortaklığı zedelemesine izin verilmemelidir.
Azerbaycan’daki Yahudi toplumu ile İsrail devletinin politikalarını ve belirli siyasi lobi faaliyetlerini birbirinden ayırmak da önemlidir. Azerbaycan’da bir “Yahudi lobisinin” ülke siyasetini yönlendirdiği iddiası, kanıtlanamayan bir endişeden ibarettir.
Son yıllarda Gazze meselesi, Suriye gibi konular nedeniyle bozulan Türkiye- İsrail ilişkilerinin rayına oturması ve normalleşmesi oranında Türkiye Azerbaycan ve Türk dünyası ilişkileri güçlenecek ya da iki ülke arasındaki stratejik ortaklık suni gündemlerle........
