Cahit Kılıç: Uğursuz Bir Devrin Baykuşları…
Cahitkilic54@gmail.com
Kızdığımız bazı insanlara hakaret amacıyla “angut” deriz… Oysa angut, çok güzel ve sevimli bir kuştur. Çocukluğumun geçtiği köyümüzün, her yazın “gabak göl” dediğimiz, sazlıklarla ve cille kaplı gölün konuğu olurlardı… Turuncu renkleriyle, homurdanarak kalkar ve süzülerek uçarlardı… Şahsen ben, çocuk aklımla onları çok sever, çok izlerdim… *** Bir de baykuş var! Uğursuz olduğuna inanılır… Öttükleri yerler, kısa zaman sonra viran olur. Ve o viranelerde, harabelerde yaşarlar… *** Münasebetsiz insanlara “angut” demek, anguta hakarettir. Dünyayı kirleten ve insanlığa zerre faydası olmayan, bilakis her türlü rezilliğe bulaşmış, hırsız, arsız, soytarı, kımıl zararlılarına angut denmesinde, o zavallı kuşun ne günahı var?! *** Baykuş ise, genellikle uğursuz insanlara denir. Topluma zarar veren, bencil ve kibirli yaratıklara “baykuş” deyince, diyenin içi ferahlıyor!
Mehmed Âkif merhum, Sultan Abdulhamid-i Sani için:
“Ortalık şöyle fena, böyle müzebzeb işler, Ah o Yıldız’daki baykuş ölüvermezse eğer, akıbet çok........
