menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Cahit Kılıç: Eylülün Hüznü ve Payızın Kederi…

10 0
22.09.2026

Cahitkilic54@gmail.com

Ruslar, “Mir tesen” diyorlar. “Dünya küçüktür!” Teknoloji, dünyayı daha da küçülttü! Bu sabah nette gördüm, Kars’ta “yaylalardan dönüş” başlamış. Hüzün ayı Eylül, yaylaların da hüzün ayıdır. Sonbaharın başlangıcıdır. Karlı dağların yamacındaki yaylalara karın habercisidir Eylül… *** İki bin yüz rakımlı bir dağ köyünde doğmuş ve büyümüş biri olarak, yayla dönüşlerinde ve eylül ayında bir hüzün kaplar içimi; ağlamaklı olurum. Genellikle ağlarım da… *** Karlı dağlar, aşıkların, sevgililerin aşmak için çırpındığı karlı dağlar; Kerem’in, Emrah’ın dağları… Şâir Göyçeli Çoban Mehemmed, şöyle tarif ediyor: “Yayda yaylağımdır kışta oylağım; Yazda seyrangâhım bu dağlar menim. Lele köçürüf ellerin payız ayları; Gördü gözüm könlüm budu ağlar menim!”

Payız, Azerbaycan Türkçesinde sonbahar demektir. Payız, şairlerin dilinde hüzün demektir. Erzurumlu Emrah: “Yüce yüce karlı dağlar; hoş eser yellerin senin. Gider yazın gelir kışın; kar tutar bellerin senin!

Emrah eder, budur yurdum; ne kem yerde mesken kurdum, Yahşi yerden yaman vurdun; kırılsın ellerin senin…” *** Ahmet Kutsi Tecer, Köşebaşı adlı eserinde; hüznün ve çaresizliğin burgacında Tevfik Fikret’in şu dizelerine sığınıyordu: “Bugün açız yine evlâtlarım, diyordu peder, Bugün açız yine; lâkin yarın, ümid ederim, Sular biraz daha........

© Tanyeri Haber