menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sosyal medya şizofrenisi

9 0
05.03.2026

Sosyal medyanın ilk çıktığı günleri hatırlar mısınız? 3-5 gerçekçi beğeni alıp sevinirdik; çünkü o zamanlar insanlar hala gerçek bir dünyada yaşıyordu ve sosyal medya sadece bir eğlence alanıydı. Fakat artık bir vitrinden çok daha fazlası. Üstelik bunu sessiz bir şekilde başardı. Vitrin haline geldiği ilk zamanları hatırlıyorum. Oyuncu bir arkadaşım vardı, artık ajansların oyuncuları sosyal medyadaki takipçi sayısına göre seçtiğini söylemişti. Çok ama çok şaşırmıştım. Çünkü çoğu kişi için sosyal medya sahibi olmak hala bir tercih meselesiydi. Meğer ne özgür günlermiş. Çok özledim!

“Hadi şu iki dakikalık boş zamanımda biraz da telefona bakayım” de de gör!

Üstelik sonrasında kalbimizde kalan his, eskisi gibi minik bir gülümseme ya da merak değil!

Herkes çok fazla aşırı iyi(!)

Garip bir huzursuzluk. Sanki herkes bir yerlere yetişmiş, bir şeyleri başarmış, aşırı mutlu, aşırı sosyal. “Aşırı” artık yeni “normal!"

Sanki herkes sürekli motive, odalar hep toplu ve evler pırıl pırıl. Herkesin burnu pek de güzel, herkes sürekli bakımlı, sürekli sosyal, sürekli mutlu. Böyle bir hayat yok! Olmadı, olmayacak!

Ama sosyal medya ile bu yalana o kadar çok maruz kalıyoruz ki, bir süre sonra insanlar kendi sıradan günlerinden utanmaya başlıyor. Halbuki bizler artık yaşamıyor, sadece film çekiyor ve kendi hayatlarımızın reklamını yapıyoruz.

Herkesin en güzel/en iyi haline maruz kalıp bunu “normal” zannediyoruz.

Algoritma kölesi

Ekranı kaydırmaya bir başlıyorsun, bir daha bırakamıyorsun. Sosyal medya araçları, insanları ekranda uzun süre tutabilen içeriklere/ içerik üreticilerine daha çok ücret ödüyor. Fark ederseniz ki, bizlerin de ekran süreleri giderek uzuyor. İçerik üreticilerini suçlamaya çalışmıyorum. Ben de içerik üretiyorum. Bu bir iş. Herkes işini daha iyi yapmaya çalışıyor, belli ki başarılı da oluyorlar. Fakat şunun bilincinde olalım, sosyal medyada olan şey artık sadece basit bir “paylaşım kültürü”........

© T24